Gönderen Konu: En son hangi urunu aldiniz?  (Okunma sayısı 11911 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi Ref

  • Yönetici
  • Özgür Retrocu
  • *
  • İleti: 2294
  • Advanced User Simulator
    • ae unutmadan
Ynt: En son hangi urunu aldiniz?
« Yanıtla #195 : 26 Ekim 2018, 15:33:25 »
"yavaş dök fukuşima, geçen sefer taşırdın bütün kartı kapladık. Tişörtüm de battı..."

 Hahaha! Gelisen robotik teknolojisiyle birlikte fukuşima' nin kicina tekmeyi bastilar https://youtu.be/NpCXm65VQXI Artik kafalar rahat. (Edit: Bu robot en az fukuşima kadar beceriksiz. Her yer epoksi yine)

 O entegre MPU-401 arabirimiyle alakali bir sey olmali. Doneminde gayet adetli uretiliyordu bence. Yani neden oyle paketlenmis olabilecegi hakkinda hicbir fikrim yok. Anne ve babasina da ait degil o ilginc ozellik. Bilemiyorum, belki cevap postacida.



Sağlamasını yaptım, doğru çıktı hesap.




Çevrimdışı wizofwor

  • RAAT
  • Tedavideki Retromanik
  • *
  • İleti: 312
Ynt: En son hangi urunu aldiniz?
« Yanıtla #196 : 29 Ekim 2018, 02:03:28 »
Uykunu almamisin sen, latife ediyorum. Gordugun sey black blob denilen bir IC paketleme yontemi, tanirsin bunu
ama neden ve neden?
az sayıda falan mı üretiyorlar da üzerine zift döküp geçmişler?
belki o kısmı in-house üretiyorlardır... aşağıda bir iki mühendis, elinde havya... biri arkada kurşun döker gibi zift kaynatıyor...

"yavaş dök fukuşima, geçen sefer taşırdın bütün kartı kapladık. Tişörtüm de battı..."

Bu üretim yöntemine Chip-on-Board da deniyor. Çin malı elektroniklerde bolca bulunmasından anlaşılacağı üzere maliyeti ucuzlatmak üzere tercih ediliyor. Entegreyi doğrudan kartın üzerine lehimleyip üstüne epoxy boca ederek sabitliyorlar. Üretim sürecinden bir adım eksilmiş oluyor.

Yaptığım derin araştırmalara göre bu yöntem sadece hacimli üretilen ürünlerde kullanılabiliyormuş.  Hacimliden kastedilen  yıllık minimum 100 bin adet. Bir de basit bir entegre olması yield'ının yüksek olması lazım. Zira bu şekilde olunca montajdan önce QC'ye sokamıyorsun. Hatalı entegreye denk gelirsen de kart komple ıskartaya çıkıyor. Düzeltme: Bu sorunun çözümü için Known-Good-Die(KGD) diye bir yöntem varmış. KGD'de QC'yi wafer işleminden hemen sonra yapıyorlar. Bu biraz pahalı bir işlem. 100 bin adet limiti de muhtemelen buradan geliyor.

Fotoğrafta görünen Rolandcılar bunu doğrudan kartın üzerine monte etmemişler. Entegreyi yine minik bir kartın üzerine ziftlemişler. Bu şekilde yine iki kere iş yapmış oluyorsun. Mantıksız göründüğü için ikincil avantajlara baktım. COB aynı zamanda ters mühendislik çalışmasını zorlaştırıyormuş. Klasik SMD paketlerde üstteki kaplamayı eritip entegreye ulaşmak daha kolaymış. Bu sistem üç kağıtçıları bayağı zorluyormuş. Özellikle son üründe FPGA kullanılıyorsa FPGA'dan ayrı bir konfigürasyon belleği olabiliyor. Bu şekilde üretilen çipler, konfigürasyon belleğiyle FPGA arasındaki veri akışı dinlenerek çok kolay bir şekilde kopyalanabiliyormuş. COB olunca bu sinyale ulaşılamıyormuş. Bunları okuduktan sonra sanki IP protection amaçlı bir tercih gibi göründü.

Gosub ile gidilen yerden goto ile dönen adam

Çevrimdışı Shax

  • Yönetici
  • Normalleşmiş Retroman
  • *
  • İleti: 980
  • Yutup kanalima abone olun 111
Ynt: En son hangi urunu aldiniz?
« Yanıtla #197 : 29 Ekim 2018, 12:22:38 »
 Guzel bilgiler wizofwor, tesekkurler.

 Blob hakkinda ki videolari bakinca ilk onume cikan reverse engineering uzerineydi. Bir sikinti yasattigi kesin bu konuda. Fakat Roland, SCC-1'e gelene kadar bu isi gorecek birden fazla IC ve varyasyonunu uretmis yillar icinde. Rakipler SCC-1' e kadar istediklerini almis olmamlilar yani.

 Piyasada intelligent mode' da calisacak bir suru clone MPU-401 interface card var. Bir kismi Roland bir kismi non Roland chip set. Non Roland chip set olanlar da bir tanesi disinda SCC-1 oncesi surulmusler piyasaya.

 Ozellikle su kisim harika, bunu gormemistim.

Yaptığım derin araştırmalara göre bu yöntem sadece hacimli üretilen ürünlerde kullanılabiliyormuş.  Hacimliden kastedilen  yıllık minimum 100 bin adet. Bir de basit bir entegre olması yield'ının yüksek olması lazım. Zira bu şekilde olunca montajdan önce QC'ye sokamıyorsun. Hatalı entegreye denk gelirsen de kart komple ıskartaya çıkıyor. Düzeltme: Bu sorunun çözümü için Known-Good-Die(KGD) diye bir yöntem varmış. KGD'de QC'yi wafer işleminden hemen sonra yapıyorlar. Bu biraz pahalı bir işlem. 100 bin adet limiti de muhtemelen buradan geliyor.
Sahip oldukların zamanla sana sahip olur.

Çevrimdışı Shax

  • Yönetici
  • Normalleşmiş Retroman
  • *
  • İleti: 980
  • Yutup kanalima abone olun 111
Ynt: En son hangi urunu aldiniz?
« Yanıtla #198 : 16 Kasım 2018, 18:11:03 »
 Bu gun bir sey farkettim. Yanlislikla satin aldigimi dusundugum Rtcw collector' s edition' i aslinda yanlislikla satin almadigimi.



  Yukarida gordugunuz (08/28/17' de cekilmis bu fotograf) isaretli kutu ilk sahip oldugum Rtcw collector' s edition kutusu, silver tin. Bunu alali 15 yil olmustur herhalde. Arkasinda kalan kutular da gecen sene buldugum blue ve black tin' ler. Hatta bu sene selaed bir blue tin bile buldum. Sonucta seriyi tamamladim, Valhalla' ya bileti garantiledim. Fakat silver tin' in kapaginda goreceginiz gibi korozyon mevcut, daire icinde kalan bolgede. Hatta bir kac noktasinda daha ufak tefek boya/vernik hasari var olabilir, tam hatirlamiyorum simdi.



 Bu fotograftaysa israrla yanlis satin aldigimi iddia ettigim yeni kutuyu goruyorsunuz. Hem silver hem de mukemmel bir kapagi var. Bu bir raslanti mi sizce? Hayir yoldaslar, bu kader ve nerede gorsem tanirim. Biraz dikkatli bakarsaniz isin icinde bizden daha buyuk guclerin oldugunu siz de gorebilirsiniz.

Odin! Seni yasli kopek, cok tesekkur ettim! Yengeye selam.
Sahip oldukların zamanla sana sahip olur.

Çevrimiçi Ref

  • Yönetici
  • Özgür Retrocu
  • *
  • İleti: 2294
  • Advanced User Simulator
    • ae unutmadan
Ynt: En son hangi urunu aldiniz?
« Yanıtla #199 : 17 Kasım 2018, 17:31:01 »
Fakat silver tin' in kapaginda goreceginiz gibi korozyon mevcut, daire icinde kalan bolgede.

Tasarım gereği öyle gibi görünüyor, eski püskü bir dikiş kutusu işte ( :P kaçar).

Çevrimdışı Shax

  • Yönetici
  • Normalleşmiş Retroman
  • *
  • İleti: 980
  • Yutup kanalima abone olun 111
Ynt: En son hangi urunu aldiniz?
« Yanıtla #200 : 17 Kasım 2018, 19:51:45 »
 Son gunlerde soludugun yuksek oktanli benzin hem cigerlerine hem de kalp gozune iyi gelmiyor. Bir kere de bilimsel, mantikci bir yaklasimla bakma olaya. Daha astral, daha manevi bir deneyim soz konusu. Sadece inan, Odin de otesini birak!
Sahip oldukların zamanla sana sahip olur.

Çevrimdışı Shax

  • Yönetici
  • Normalleşmiş Retroman
  • *
  • İleti: 980
  • Yutup kanalima abone olun 111
Ynt: En son hangi urunu aldiniz?
« Yanıtla #201 : 07 Aralık 2018, 01:32:35 »


 Su ustte gordugunuz sey Dell Equallogic disk array ailesinde kullanilan standart bir 4U front bezel. Ben bu bezel’ i Chenbro RM41300/42300 serisi rack sasilerde ( https://bit.ly/2yU4H6Q ) kullanmak istiyorum. Sadece yakisikli gozuktugu icin degil, saglamligina da ihtiyacim var.

 Chenbro sasilerin on yuzleri aluminyum mesh malzemden uretilmis. Hava akimi bakimindan iyi fakat saglamlik acisindan zayif bir tasarim. Ozellikle benim arzuladigim yerlesim planinda ayak ve diz hizasinda calisacaklari icin zarar gorme olasiliklari cok yuksek. Bu yuzden sasilerin on yuzlerinin korunmasi elzem. Chenbro’ nun boyle bir ihtiyac icin official bezel cozumleri mevcut elbette ( https://postimg.cc/wRpSc1zL ). Tek ve cift kapakli olmak uzere iki farkli model sunuluyor. Fonksiyonel olarak is gorecekleri kesin ama form olarak bana pek hos gozukmediler. Devamli gozumun onunde duracak bir seyin formu da onemli, cok onemli hemde.



 Fikir vermesi acisindan sasinin onune koyarak fotografini cektigim Dell bezel’ i goruyorsunuz yukarida. Sasinin on paneli ve bezel’ de yapilacak bir iki degisiklige ihtiyac var fakat onun disinda uyumlari harika. Ayrica 1.85MM’ lik celik levhadan preslenerek sekillendirilmis yapisi tekmeyle carpmayla zarar gorecek gibi degil. Bana sorarsaniz Chenbro cozumleriden cok daha hos gorunuyor.

 Bir de madalyonun oteki yuzu var. Ne yazik ki sasilerde yapacagim bu ufak kozmetik/fonksiyonel dokunusun ergonomik bir yan etkisi olacak; Surucu erisiminde zorluk yaratmak. Cunku Dell’ in cozumu Data center ortamina uygun, guvenlik oncelikli mentesesiz bir bezel. Suruculere ulasmak icin her seferinde “sokma takma” senfonisi yapmak zorunlulugu doguran bir tasarim. Bu da gayet major bir ergonomik problem demek. Kisa bir sure sonra bezel’ lerin bir kenara atilip amaclarina hizmet edememelerine sebep olabilecek kader ciddi bir problem.

 Sartlar boyleyken Dell cozumunun en iyi cozum oldugunu soyleyemem. En azindan sasilerin onunde erismek zorunda kalacagim bir seyler oldugu surece. Peki sasilerin onunde erismek zorunda kalacagim hicbir sey olmasa? Evet, en mantikli hamle masa altinda duracak 3 adet bilgisayarin butun suruculerini masa ustune tasimak olabilir. Mantikli derken lafin gelisi diyorum elbette. Yoksa boyle seylerin yakindan uzaktan mantikla akilla bir alakasi yok. Peki elimde ne var? Bir tane Amiga, bir Windows 98 makinesi ve bir de MS-DOS tabanli guzellik.

 Once bir konuyu acikliga kavusturalim. Butun suruculer derken hepsini kastediyorum. Yani on panel erisimi bulunan butun suruculeri masa usutune tasimaktan. Buna floppy disk surucler de dahil. Halihazirda Amiga’ nin bu is icin native destegi mevcut. Win PC sistemininse bir floppy disk surucu ihtiyaci yok. Geriye MS-DOS sistemi kaliyor, onun icin de durum vahim. Neyse ki istedigimiz sorundan basalayabliyoruz. Ben de optik surucuden basliyorum once.

 Soz konusu harici suruculer oldugunda Win PC su senaryoda ki en avantajli sistem. Hem OS hem hardware tarafinda USB (2.0) arabirimini destekliyor. Yapmam gereken tek sey harici bir DVD surucu alip takmak. Harici derken ayrica USB diye belirtmeme gerek bile yok, o kadar standart ve alternatifsiz bir sey iste. Ben bu is icin OWC Mercury Pro enclosure’ i sectim  https://bit.ly/2r4c337  (Daha elime gecmedi). USB 3.0 ve 5.25” SATA suruculeri destekleyen yakisili bir enclosure. Pavyon konseptineden uzak tasarimiyla da biraz olsun insanin gozlerini dinlendiriyor (Alternatifleri gorseniz ne demek istedigimi anlarsiniz).

 Amiga 4000’ a gelirsek, Ultra Wide SCSI standartini destekledigi icin isim nispeten kolay. Bu sistemi de bir kenarda yatan Yamaha CRW2200SX-VK' le eslestirecegim. Cok uzun sure once satin aldigim CD-RW’ nin ozel bir durumu var bu arada. Kendisi aslinda SCSI degil ATA bir surcu. Tahmin edebileceginiz gibi Bridge board kullanan bir gecis donemi surucusu. O yuzden denk gelirseniz arizali/saglam kacirmayin cunku her turlu ATA surucuyle calisan bir enclosure soz konusu.



 MS-DOS tabanli sistem icin de yine en efektif yontem SCSI CD-ROM surucu kullanmak olacak elbette. Ister iceride ister disarida ama her kosulda %100 uyumlu. Fakat boyle bir senaryo icin once SCSI yetenegi kazandirmam gerekiyor MS-DOS makineme.

 MS-DOS sisteminin kalbini olusturan GITOX3 mobo uzerinde ne yazik ki bir SCSI arabirim yok. Halihazirda slotlarin 6’ si dolu ve sadece bir tane bos ISA slot mevcut. Bu biraz can sikici cunku o ISA slotu network icin kullanmak istiyordum ama gercekci olmaliyim. Bir DOS sisteminde network ihtiyaci duyan uygulamalar, tasinabilir depolama cozumune ihtiyac duyan uygulamalardan cok cok daha az.



 BX Chipset’ li bir mobo’ ya ISA bus uzerinden SCSI kontrolor takmak garip gozukebilir ama bu mobo’ nun ISA agirlikli oldugunu unutmamak lazim. Yine de ise girismeden once kagit uzerinde gozden kacirdigim bir sey var mi diye kontrol etmemde fayda var. Cok dusuk bir ihtimal olsa da ISA arabirimin darbogaza sebep olup olmayacagindan emin olmaliyim. Bu yuzden hemen CD-ROM kullanimi yogun oyunlardan olan Phantasmagoria 2: A Puzzle of Flesh’ in sistem ihtiyaclarina goz atiyorum fikir yurutebilmek icin.



 Gorunuse gore Phantasmagoria 2 calismak icin minimum 4 hizli bir CD-ROM surucuye ihtiyac duyuyor. Kabaca 600 KB/s data transfer rate demekmis bu. Piyasada SCSI-2 standartlarinin altinda ya da ustunde bir ISA SCSI kontrolor bulamayacagim icin de SCSI-2’ yu referans alip hesaplari buna gore yapiyorum.

 SCSI-2’ nun 10 MB/s bant genisligi ISA bus limitleri yuzunden 8.3 MB/s’ a kadar dusuyor fakat bu bile darbogaz olusturmak icin yeterli degil. Cunku modern 50x CD suruculerin ulasabilecegi teorik degerler bile ISA arabirim uzerine takilmis bir SCSI-2 kontrolorun limitlerini zorlamiyor. Bu yuzden geriye sadece hangi SCSI kontroloru kullanacagimi secmek kaliyor. Aklimda iki secenek mevcut; Creative Soundblaster CT1770 ve Adaptec AHA-1542CP.

 Creative Sound Blaster 16 CT1770 adindan ve modelinden de anlayabileceginiz uzere bir ses karti aslinda. SCSI arabirim cozumune konu olmasiysa erken donem multimedia kavraminin azizliginden baska bir sey degil. O donemlerde CD-ROM surucu arabirimlerinin bir standarti olmamasi ve yine suruculerin ekseriye ses kartlariyla birlikte kit seklinde satilmalarinin sonucu bu ucube konsept.

 CT1770 Sound Blaster uyumlu bir ses karti. Ayni zamanda uzerinde bir Adaptec SCSI-2 kontrolor var, bir tasla iki kus anlayacaginiz. Eger bu karti kullanirsam ekstra bir ISA slot daha isgal etmeden sisteme SCSI fonksiyonu da kazandirmis olacagim. FM synthesis icin kullandigim AWE32’ yu oyundan cikarmam anlamina geliyor bu ama buyuk bir kayip sayilmaz. Fakat CT1770’ yi yakindan inceleyince ciddi dezavantajlari oldugunu goruyorsunuz. Ilk dezavantaj bootable ROM’ a sahip olmamasi. Oysa benim SCSI’ den boot edilebilir bir sisteme ihtiyacim var.

 Ikinci dezavantajiysa kartin harici bir SCSI konnektorunun bulunmamasi. Tek bir dahili 50-Pin konnektor disinda baglanti opsiyonu sunmuyor CT1770. Bu durumda harici surucu baglayabilmek icin ekstra bir konnektor braketi kullanmak kacinilmaz oluyor. Iki slot isgal edecek olduktan sonra tek kart kullanmanin anlami kalmiyor elbette. Seytan' i aptal yerine koymayi denemek basli basina aptalca bir fikir gibi.
 
 Bitmedi! Son dezavantajsa ses kalitesiyle alakali. Tabii oyle audiophilevari seyler degil de, bir kutugun bile anlayabilecegi dip gurultusu gibi bir olumsuzluk soz konusu. CT1770 sayisal veriyi analog sese donusturmek icin CT1701 adinda bir DAC chip kullaniyor. Ses kartinin varolus amacinin tam da bu donusturme isi oldugunu dusunursek beklentiyi yuksek tutmaktan cekinmemeliyiz. Fakat CT1701, Sound Blaster 16 ses kartlarinda kullanilan en eski ve dip gurultusu en yuksek DAC chip. Creative yillar boyunca Sound Blaster serisinde bu DAC chip’ in iyilestirilmis modellerini kullansa da* bu kart icin CT1701' dan baska secenek yok. Karti secmemek icin bile basli basina bir sebep bu.

  Neyse ki “B” planim olan Adaptec AHA-1542CP amaca cok daha uygun bir SCSI kontrolor. Oncelikle o bir SCSI kontrolor ve Adaptec. Boot desteginden tutun HD50 ext. konnektore kadar ihtiyacim olan her seyi sunuyor bana. Bu karti zamaninda 386 tabanli bir sistemde kullanmak icin satin almistim fakat simdi GITOX3’ ye SCSI destegi saglayacak. Galaksiye de baris getirirse super olur.



 Geldik gercekle yuzlesme bolumune. Asil sorunum ne CD-ROM ne de SCSI arabirimi. Asil sorun tabii ki Floppy disk surucu. MS-DOS temelli bir sistemde major gorev ustlenen bu surucuyu masa ustune alamazsam semi-extrenal sacma sapan bir konfigurasyon cikar ortaya en fazla. Kisacasi masa ustunde ulasilabilir olmasi elzem surucu aslinda Floppy disk surucu. Durum ne kadar vahim hep birlikte bakalim.

 Bu konuda aklima gelen ilk cozum cok uzun (90CM) bir floppy data kablosunu kasa disina sarkitmak oluyor. Gercekten mumkun olan en pratik cozum bu. Diger taraftan form anlaminda en korkunc cozum de bu olurdu, tek kelimeyle “cirkin” bir yontem. Zaten el emegi goz nuru hilkat garibesi cozumlerden oldum olasi nefret etmisimdir. Hemen uzerine bir cizik atiyorum. Bold bir cizik.

 Arkasindan Microsolutions geliyor. Elimde bu markanin uretimi olan Backpack Bantam adinda harici bir CD-ROM surucu var, paralel port arabirimini kullanan bir surucu. Markanin olayi da bu zaten, her turlu surucunun paralel port yorumlarini uretmek. Tape, CD, Floppy… Ne ararsaniz hemde. Donemin evrensel arabiriminin paralel port oldugunu da dusunursek zamani icin harika bir cozummus. Kim bilir, belki kendi kendime uydurdugum sorunun cozumu de bu markadadir.

 Paralel port surucelerin ne derece olumcul bir hizda calistigini hatirliyoruz degil mi? Hatirliyoruzdur tabii, unutulacak kadar anlik bir sey degildi cunku yasananlar, sindire sindire olurdu her sey, bit bit… O sebeple elimi hic surmemisim Bantam’ a, tam 20 yil acilmamis sekilde ambalajinda pasa pasa yatmis. Peki simdi ne oldu? Onu ambalajindan cikarip kurcaladim. Oluyu durtersen gaz cikarir derler, o da oyle yapti. Parcalanan gevremis plastik, orasi burasi paslanmis surucu derken NOS hayal kirikliklarimdan birini daha yasamis oldum. Yine, yeni, yeniden…



 Aletin icinde, Microsolutions etiketli custom entegreye sahip ATA to Parallel port bir Bridge Board ve ATA Slim CD-ROM surucu var. CD-AUDIO icin de speaker ilistirmisler bir koseye, eminim sesi korkunctur. Harici psu ile besleniyor surucu. Kirik montaj tirnaklariysa bazi seyler icin artik cok gec oldugunun gostergesi. Peki bunlari gormek icin jelatini acamaya degdi mi? Kesinlikle hayir! Cok aptalca bir fikirdi.

 Orasi burasi elimde kalmaya baslayinca hemen kapatip kutusuna geri tiktim lanet olasi seyi. Hatta calistirmaya yeltenmedim bile. Fakat bu keyif kacirici durum beni yeni bir hata yapmaktan alikoymus olmali. O aralar tam isteyebilecegim gibi, jelatini bile acilmamis paralel port arabirimli ( https://ebay.to/2yNagnG ) bir Floppy disk surucu satistaydi, yine bu markaya ait. Fakat bu kaka deneyimden sonra 150 Dolar masraf edip gevremis plastik keyfine kaldigim yerden devam etmeyi goz(t)um yemedi. Gevremis plastik sucks!

 Gece sominenin karsisinda bir bardak kanyak esliginde dusunurken buldum yine kendimi. Fular, robdosambr, kutup ayisi postu, Eames Lounge Chair… Harbiden, ne yapiyordum ben be? Aklimin bir kosesinde harika bir SCSI cozumu sakliyken, DOS hafizasindan kemirecek donanim suruculeriyle is gorebilen, non-bootable sacma sapan bir duzenek pesinden kosuyordum. Cozum elbette floptical teknolojiydi. Silicon Graphics makinelerin uzun yillar kullandigi, 3.5” floppy disk uyumlu SCSI suruculer. Bir ampul yanmisti kafamda ama her seyin cozumu olamiyordu elbette. Eminim obsesif tarafim taze bir surucu orneginin pesine dusecek ve bulana kadar obsesif olmayan tarafimi da rahatsiz edip duracakti. Kendime aci cektirebilecegim en ufak firsati dahi kacirmiyordum.

 Murphy kurallarina gore yasayip olmedigim mukemmel bir evrende var olsam, ilk tercihim elbette ergenlik efsanelerimden olan SCSI floppy disk surucuden yana olurdu. Ne yazik ki endustriyel kullanim degeri yuzunden bunlardan birine hic sahip olamadim. Su an bile kullanilmisinin 200, sifirinin 350 dolardan gittigini dusunursek pek pratik seyler olmadigini soyleyebilirim. Belki pahali sanayi makineleri ve elektronik muzik enstrumanlarinda 350 dolarin lafi edilmez fakat beni fena halde uzecektir bu minyatur para krematoryumu.

  Floptical diyorduk. Bildigim butun mecralari tarayip konforlu ambalaji icinde bu gunlere kadar gelmis harici/dahili Floptical bir disk surucu aramaya koyuldum. Iste bu arayis esnada LS120 standartini daha detayli incelemem gerekti cunku o da Floptical teknolojisi kullanan bir disk surucuymus. Siz biliyor muydunuz mesela bunu?

 Efendim, SuperDisk (LS120) hormonlu bir floppy disk standarti. Floppy disk teknolojisinin zirvesi olan Floptical prensiple calisan manyetik bir kayit ortami. Konvansiyonel bir floppy surucuden farkli olarak Floptical suruculer data track takibi icin optik/laser konumlama duzeneklerinden faydalaniyor. Boylece okuma/yazma kafasi cok daha kucuk mesafelerde ve hassas sekilde hareket ettirilebiliyor. Bu ayni alan uzerinde daha cok track (135 tracks/inch vs. 2490 tracks/inch) ve sonuc olarak cok daha yogun data demek, 240MB’ ta kadar. Fakat benim ilgimi ceken sey akillara durgunluk verip dudaklarimizi ucuklatan devasa depolama kapasitesi degil elbette.

 SuperDisk standarti %100 geriye donuk uyumlu. 120 ve 240MB’ lik medyalar konvansiyonel 3.5” floppy disk formundalar. Yani 720KB ve 1.44MB’ lik disketlerle de sorunsuz calisiyor SuperDisk suruculer. Ustelik okuma/yazma performanslari standart floppy suruculere gore daha iyi. Sesi de bariz sekilde farkli. Floppy disk surucuden cok modem dialup gurultusune benzer bir ses uretiyorlar. https://youtu.be/wwQjYa5o4vs?t=59
 
 Bir de iyilestirilmis hata duzeltme iddiasindan bahsedebiliriz. Dogrulugu nedir bilemiyecegim fakat gelistirilmis okuma/yazma kafasi ve algoritmasi sebebiyle SuperDisk suruculerin kusurlu floppy disklerde daha iyi okuma sonuclari elde ettigi soyleniyor. Belkide dogrudur.

 Buraya kadar her sey guzel de, arabirimi ATA bu meretin. Kendine ozel boot opsiyonu olan ATA bir floppy disk surucu... Nasil gozden kacirmistim bunu? Bir kac dergide SCSI orneginden bahsedilmis ama sadece o kadar. Floptical her surucunun SCSI arabirime sahip olacagi gibi naif bir varsayimla hareket etmisim. Oysa sayfanin kiyisinda kosesinde kalmis kisa bir urun tanitimindan fazlasi degildi SuperDisk. Kader beni yine absurd derecede pahali SCSI floppy suruculere dogru surukluyordu ite kaka…

 Derken bir kac gun sonra o absurd mucize gerceklesti. Arabiriminden dolayi bana pek fayda saglamayacak SuperDisk’ in SCSI bir modeline rastladim Ebey’ de.  SCSI bir SuperDisk surucu! Evin salonunda tek boynuzlu bir at gorsem en fazla bu kadar sasirirdim. Bu bir isaret olmaliydi. Acaba farketmeden tanrilardan birini memnun mu etmistim? Yoksa sacmalik duzeyinde seyreden bir baska sans durumu mu soz konusuydu?

 Mal bu https://ebay.to/2CY6gn9  ,Winstation LKM-FC34-5. Saticinin elinde ambalaji acilmamis bir suru SCSI SuperDisk var boyle, bir suru! Ilk yapmam gereken sey elbette official kaynaktan spec’ leri incelemek ve isime yarayip yaramayacagini iyice anlamaya calismakti. Fakat daha Ebay sayfasinda ki gorsellerde bile acayip bir seylerin dondugunu anlayabiliyordunuz.



 Farkettiniz degil mi? Bu surucu native SCSI degil. Altta ki devasa pcb, 40 ve 50-Pin’ lik baglantilar acikca SCSI to ATA Bridge Board kullanan bir “gecis donemi” surucusune isaret ediyor. Zaten SuperDisk surucunun kendisi ATA arabirimli bir Matsushita LKM-FC34-5. Bundan daha ilginc olan kisimsa Bridge Board’ un Winstation uretimi ozel bir kart olmasi. Ilginc zira cok daha buyuk ureticilerin bile boyle islerde Acard’ in cozumlerini tercih ettiklerini biliyorum, adamlar tekel gibi bir seydi. Fakat Winstation bunu kendi yoluyla halletmis. Belli ki SuperDisk ozel boot durumundan dolayi standart SCSI to ATA Bridge Board’ larla calismiyor.

 Bu surucu hakkinda official bir veri kaynagi yok cunku Winstation kisa sure once nallari dikmis. Archive.org uzerinden kisitli olarak spec table ve jumper ayarlarina ulasabildim ama fiziki olculerinin bulundugu teknik resim dosyasini goruntuleyemedim. Oysa takilacagi yere ozel bir formu varmis gibi duruyor, onemli bir veriydi yani.



 Iste bu gun elime gecti suruculer. Simdilik ambalajlarini acmadim zira yolda SCSI enclosure ve montaj aparatlari var. Hepsi bir araya gelsin once.



Madem SCSI’ den gidiyoruz oyle devam edelim. AHA-1542CP’ yi GITOX3 uzerine alinca elimde baska ISA SCSI kontrolor kalmadi. Bu yuzden ben de bir tane AHA-1542CF siparis ettim. Acikcasi CP’ den tek farki HD50 yerine CN50 external konnektoru olmasi. AHA-1542 serisinin bir diger guzelligi de uzerilerinde Floppy disk kontroloru barindirmalari. On board I/O – FDD cont. barindirmayan sistemlerde ne kadar ise yaradiklarini tahmin edebilirsiniz https://ebay.to/2JFJIJb



 Son bir SCSI hedesi daha var https://ebay.to/2Jxo1Lb Basic bir SCS-II kontrolor. Uzerinde tek bir HD50 external konnektor tasiyor. Zamaninda SCSI scanner gibi donanimlarin yaninda bundle olarak verilmis. Benim satin alma sebebimse kablosu. Paketten 1.8M HD50 SCSI kablo cikiyor. Kargo dahil fiyatiysa 8.99 Dolar.



 Bir tane 80GB’ lik Maxtor retail HDD https://ebay.to/2A071u6 Acik arttirmadan 5 Dolar’ a kalan bir guzellik. Bu saatten sonra bulk ATA/IDE HDD almanin hic bir mantikli tarafini goremiyorum zira ya refurbished oluyorlar ya da kargo asamasinda zarar goruyorlar.  Fakat bu kutunun icinden cikacak sey gayet iyi paketlenmis sifir bir HDD. Bir tane de 200GB’ lik var yolda.



 Bir baska acik arttirma zaferim de Microsoft Sidewinder Standard Joystick https://ebay.to/2OFlJic Sizi bilmem ama benim favori joystick’ im budur. Ambalajli bulunca kacirmak istemedim fakat uc otuz paraya kalinca da lavuk satici bunu en ucuz posta opsiyonuyla korumaya almadan yollamis, ambalaj biraz zarar gormus. Hic degilse hala sealed. Bu arada saticinin adi turk3474. Ne olabilrdi ki baska?



 Son olarak Return to Castle Wolfenstein Collector's Edition (EU) https://ebay.to/2Ctt7GR Nihayet kusursuz bir ornege sahip olabildim. Yolda olan bir iki parca da elime gecince mukemmel Wolfenstein koleksiyonuna bir adim daha yaklasacagim. Aslina bakarsak Wolfenstein 3D mail order ve UK surumleri gibi spesifik surumleri saymazsak butun seri elimde.


Sahip oldukların zamanla sana sahip olur.

Çevrimdışı Shax

  • Yönetici
  • Normalleşmiş Retroman
  • *
  • İleti: 980
  • Yutup kanalima abone olun 111
Ynt: En son hangi urunu aldiniz?
« Yanıtla #202 : 07 Aralık 2018, 01:36:18 »
(*) Sound Blaster 16 kartlarda kullanilan en yeni DAC modeli CT1703’ dir. Fakat bu DAC’ da kendi icinde revizyonlara sahip. Mesela CT1703-A ve CT1703-TBS dip gurultusu en dusuk DAC’ larken, CT1703-T en gurultulu revizyondur. Yinede en yuksek dip gurultusune sahip CT1703-T bile, CT1701’ den cok daha iyi bir performans sergiler. Bana kalirsa CT1703-A bu isin en iyisi.

(Mesaj basina 2000 karakter sinirlamasindan dolayi son paragrafi bu nesaja almak zorunda kaldim)
Sahip oldukların zamanla sana sahip olur.

Çevrimdışı matahari

  • RAAT
  • Retro Meraklısı
  • *
  • İleti: 106
    • The Blog of Mert Börü
Ynt: En son hangi urunu aldiniz?
« Yanıtla #203 : 07 Aralık 2018, 12:29:45 »
Gece sominenin karsisinda bir bardak kanyak esliginde dusunurken buldum yine kendimi. Fular, robdosambr, kutup ayisi postu, Eames Lounge Chair… Harbiden, ne yapiyordum ben be? Bir ampul yanmisti kafamda ama her seyin cozumu olamiyordu elbette. Eminim obsesif tarafim taze bir surucu orneginin pesine dusecek ve bulana kadar obsesif olmayan tarafimi da rahatsiz edip duracakti. Kendime aci cektirebilecegim en ufak firsati dahi kacirmiyordum…

Gevremis plastik sucks!

Bir solukta okudum... Plastik hususunda size katılıyorum. 8)


Çevrimdışı Shax

  • Yönetici
  • Normalleşmiş Retroman
  • *
  • İleti: 980
  • Yutup kanalima abone olun 111
Ynt: En son hangi urunu aldiniz?
« Yanıtla #204 : 07 Aralık 2018, 13:09:40 »
 ;D ;D ;D Gevrek plastige, evet!

 Silicon Graphics O2 aldim, sifir. Imkansiz alisverislerden biri. Ambalajindan cikartip orasina burasina bakarken kurabiye gibi ufalandi elimde kaldi fan cover ve base tirnaklari. Hadi CD-ROM surucu neyse ama boyle rare parcalarda insanin eli ayagi titremeye, gozu segirmeye basliyor.



 Cogu ABS plastigin kacinilmaz sonu bu iste.
Sahip oldukların zamanla sana sahip olur.

Çevrimiçi Ref

  • Yönetici
  • Özgür Retrocu
  • *
  • İleti: 2294
  • Advanced User Simulator
    • ae unutmadan
Ynt: En son hangi urunu aldiniz?
« Yanıtla #205 : 10 Aralık 2018, 09:24:29 »
;D ;D ;D Gevrek plastige, evet!

 Silicon Graphics O2 aldim, sifir. Imkansiz alisverislerden biri. Ambalajindan cikartip orasina burasina bakarken kurabiye gibi ufalandi elimde kaldi fan cover ve base tirnaklari. Hadi CD-ROM surucu neyse ama boyle rare parcalarda insanin eli ayagi titremeye, gozu segirmeye basliyor.



 Cogu ABS plastigin kacinilmaz sonu bu iste.

O yüzden kutusunda satılıyor bunlar olm. Açarsan elinde kalıyor işte.

Çevrimdışı Shax

  • Yönetici
  • Normalleşmiş Retroman
  • *
  • İleti: 980
  • Yutup kanalima abone olun 111
Ynt: En son hangi urunu aldiniz?
« Yanıtla #206 : 10 Aralık 2018, 13:40:26 »
Schrodinger'in bilgisayari.
Sahip oldukların zamanla sana sahip olur.

Çevrimdışı hades

  • RAAT
  • Retro Meraklısı
  • *
  • İleti: 139
Ynt: En son hangi urunu aldiniz?
« Yanıtla #207 : 10 Aralık 2018, 22:32:53 »

Madem SCSI’ den gidiyoruz oyle devam edelim. AHA-1542CP’ yi GITOX3 uzerine alinca elimde baska ISA SCSI kontrolor kalmadi. Bu yuzden ben de bir tane AHA-1542CF siparis ettim. Acikcasi CP’ den tek farki HD50 yerine CN50 external konnektoru olmasi. AHA-1542 serisinin bir diger guzelligi de uzerilerinde Floppy disk kontroloru barindirmalari. On board I/O – FDD cont. barindirmayan sistemlerde ne kadar ise yaradiklarini tahmin edebilirsiniz https://ebay.to/2JFJIJb



Z80 her yerde. Board üstünde Z80 var.

Çevrimdışı Shax

  • Yönetici
  • Normalleşmiş Retroman
  • *
  • İleti: 980
  • Yutup kanalima abone olun 111
Ynt: En son hangi urunu aldiniz?
« Yanıtla #208 : 10 Aralık 2018, 23:59:07 »
Bu zarif orta ile Ref konuyu her sekilde Sinclair' e baglayabilir artik. Buyur Ref, mikrofon sende.
Sahip oldukların zamanla sana sahip olur.