
Bugün çok ilginç bir ted konuşması yayınlandı. Bu konuşmayı yapanın bir türk olması hiç de şaşırtıcı değil, milletçe paranoyak olduğumuzun güzel bir göstergesi. Ama işin ilginç tarafı, ben de aynı paranoyaya kapılmış olmalıyım, çünkü günümüzün durumu bu kadar yalın ifade edilemezdi.
Ben bu boktan *herşeyin* arkasında akıllı bir karar olmadığını düşünen adamlardanım. İnsanlığın kendisi zaten boktan, yani bu yeni bir fikir de değil zaten, incile felsefe olmuş bir düdük fikir, burası cepte. Bu kaos kendi kendine şekil verir oldu. Ama bu düşüncemi (en azından bir kısmını) Zeynep hanım bilimsel bir temele oturtmuş. Nüfus artışı ve internetin yayıldığı şu günlerde, Zeynep hanım diyor ki:
"Reklam satmak amacıyla birincil önceliği insanları sitede tutmak için kendi kendine öğrenip kendi kendine uygulayan big-data işleyen algoritmalar, biz bile farkında olmadan, yeter ki adam sitede kalsın diye bize insanlığın gelişimi için hiç de uygun olmayan türlü içeriğe yönlendiriyor"
Örnek de veriyor, mesela youtube'da hepimiz "youtube'un karanlık yüzüne düşme" dediğimiz olguyu yaşarız. Çünkü algoritma senin sitede kalman için elinden gelen herşeyi yapıyor, ve genellikle aradığın konunun dibine inen yeni videolar oluyor. Yani uçlar sivriliyor. Zeynep hanımı izleyin ama sonuna kadar. Bence, ister istemez, özellikle çocuklarımızdan başlayarak, belki de hiç farkında olmadan, toplumu garip şekilde boka itiyoruz ve bundan bir kurtuluş göremiyorum.
https://www.ted.com/talks/zeynep_tufekci_we_re_building_a_dystopia_just_to_make_people_click_on_adsdaha çok şöyle bişey bence:

Maker faire'e gelemiyorum. Sebebi İstanbul'un aşırı büyümüş olması. İki ayrı şehir gibi. Bu sene anadolu yakasındakiler gitsin. Seneye avcılarda falan yapılırsa düşünürüz
