Gönderen Konu: 64'ler'den Rasim Mingü ile Röportaj  (Okunma sayısı 20663 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Alcofribas

  • Yönetici
  • Özgür Retrocu
  • *
  • İleti: 1716
  • "Kahraman olmak, dürüst olmaktan kolaydır" Luigi P
    • Sizin Amstrad
Ynt: 64'ler'den Rasim Mingü ile Röportaj
« Yanıtla #15 : 01 Eylül 2014, 14:45:22 »
Alcofribas, keşke bu veya daha düşük ayarda 3-5 dergi daha olsaydı da onlar hakkında da muhabbet edebilseydik.
Keşke olsaydı. Buna itirazım olmaz zaten ama beraberinde de birçok kaliteli dergi de olsaydı.


Alıntı
alaylı bir ekibin amatör + esnaf ruhuyla bir şeyler ortaya çıkardığı aşikar, camiaya farklı bir tat kattığı ise tartışılmaz.
Buna da itirazım yok. Kesinlikle bir tat.

Alıntı
Arkasında Kavala Holding gibi bir güç olmadığı,
İşte buna itirazım çok! Kavala Holding ile 'salt parasal desteği' kastettiğini düşünerek fikirlerimi söylüyorum. Para herşey demek değil. Çok şey olduğu muhakkak ama herşey değil :) Buna bir itirazın olacağını sanmıyorum.

Mesele; vizyon, gusto, standartlar, kültür ve hamur meselesi ekseninde dönüyor bence. Bunlar için para şart mı peki? Yüzde yüz şart değil ama olursa katkısı olacağını da inkar etmek mümkün değil. Peki sonuç olarak, bunlar olmayınca ne oluyor dersen; Toki binaları, arnavut kaldırımları söküp yerine yapılmış granit kaldırımlar, 64ler dergisi, estetik yoksunu devasa kuleler minvalinde şeyler çıkıyor ortaya... Diyeceksin ki; yahu bu 64ler meselesini de memleketin ahval ve şeriatine bağlandın ya! Bağlarım çünkü bu memleketin "nitelik mi yoksa nicelik mi" sorusuna her daim "nicelik" yanıtı vermekten dolayı çok çektiğini ve dahi çok kaybettiğini düşünüyorum. Ha tüm bunların kökeni de eğitime dayanıyor. Buraya kadar olan kısım, konuya genel bakış açımdı.

64ler özelinde ise;

1- Yahu kendi anadilini düzgün kullanamayan editörden hayır mı gelir o dergiye. Bunun için Kavala Holding mi lazım?
2- Üstelik bu beyefendi bir de basın yayın dünyasında hala daha
3- Dergiyi bedava vermiyorlardı. Alaylı olmaları önemli ama alaylı olanlar yazar tayfası çocuklar.
4- Hadi ilk birkaç sayıda dizgi mizgi meseleleri sıkıntılıydı diyelim. Peki sonrası? Yanlış hatırlamıyorsam, ancak 31. sayıdan sonra gözle görülür şekilde düzeliyordu.

Yani diyeceğim o ki; bazı şeyleri yapmak için Kavala Holding'e ihtiyaç yok. Ben eğer dersem ki "Commodore Dergisi'nin kağıdı çok güzeldi", o zaman Kavala Holding yaklaşımını kabul ederim. Elbette ki kağıt kalitesi öncelikle parayı gerektirir. Sonuç olarak; kağıt konusunda zaten böyle birşey demem çünkü benim için en güzel dergiler Eğitimde Bilgisayar, Mikroprogram ve Elo idi. Yani saman kağıdının bir tık iyisi :)

Özünde beni isyana sevkeden ne biliyor musun? Memleketin gitgide daha fazla derecede vasatlığın krallığı olması ve vasatlığın sürekli taltif edilmesi. Ama elbette, senin 64ler bağlamındaki yaklaşımının, yaşlılıktan mütevellit daha romantik bir bakış açısı olduğunun da farkındayım :D

Çevrimdışı witchdoktor

  • RAAT
  • Normalleşmiş Retroman
  • *
  • İleti: 730
Ynt: 64'ler'den Rasim Mingü ile Röportaj
« Yanıtla #16 : 01 Eylül 2014, 15:52:33 »
@Alcofribas

Kavala Holding'e sadece finansal destek (kağıt ve baskı kalitesi vb) olarak bakman yanlış olmuş. Adamlar Commodore distribütörlüğünü kurumsal olarak ele almışlardı ve bunun önemli bir ayağının da yayıncılık olduğunun bilincindeydiler. Başlangıçta bir 'hardcore 8-bit'çi olarak çok da hoşuma gitmeyen bir sürü başlığın (compu-hobi, astroloji vb) bu dergiye kattığı zenginliği de yıllar sonra algılayabildim.

Dergide kalite benim için de çok önemliydi. Bu nedenle yıllarca 64'ler dergisini satın almadım, ama keşke satın alsam ve o dergiyi de bir Commodore, Amiga Dünyası, Atari ve Eğitimde Bilgisayar dergileri kadar irdeleseymişim.

Bu arada kalitedeki düşüş tespitinin sadece ülkemiz için değil de tüm dünyada kapitalist sistemin geldiği noktanın bir yansıması olduğunun farkında olmalısın.

Yaşlandık ama ölmedik be Alcofribas, ama sen bana göre biraz daha katısın ;)


Çevrimdışı Alcofribas

  • Yönetici
  • Özgür Retrocu
  • *
  • İleti: 1716
  • "Kahraman olmak, dürüst olmaktan kolaydır" Luigi P
    • Sizin Amstrad
Ynt: 64'ler'den Rasim Mingü ile Röportaj
« Yanıtla #17 : 01 Eylül 2014, 16:17:27 »
Adamlar Commodore distribütörlüğünü kurumsal olarak ele almışlardı ve bunun önemli bir ayağının da yayıncılık olduğunun bilincindeydiler.
Bence bunun devamında Osman Babaoğlu gibi sağlam bir ismi dergiye editör yapmış olmaları da önemli. Yanlış bilmiyorsam Alman ekolünden geliyordu ve bunun sonucunda da dergide herşey yerli yerindeydi. Dil, mizanpaj, kapaklar... Ah o kapaklar! Abicim sevabına bir tanesi de dandik olsun be! Hepsi birbirinden enfes! Yahu Türkiye'de kaç tane dergi Karikatürcüler Derneği ile anlaşıp da onlara kapaklarını yaptırtır.


Alıntı
Başlangıçta bir 'hardcore 8-bit'çi olarak çok da hoşuma gitmeyen bir sürü başlığın (compu-hobi, astroloji vb) bu dergiye kattığı zenginliği de yıllar sonra algılayabildim.
İşte aradan bir o kadar sene daha geçtikten sonra da "yahu biz 64ler e gereksiz önemsiz vermişiz be" diyebilirsin :)


Alıntı
Dergide kalite benim için de çok önemliydi. Bu nedenle yıllarca 64'ler dergisini satın almadım, ama keşke satın alsam ve o dergiyi de bir Commodore, Amiga Dünyası, Atari ve Eğitimde Bilgisayar dergileri kadar irdeleseymişim.
Valla bunları söylüyorum ama ben Commodore camiasından bile değilim :) Fakat 64ler'i de Commodore'u da alıyordum. Sanırım birkaç kelam etmeye de hakkım var diye düşünüyorum :)

Alıntı
Bu arada kalitedeki düşüş tespitinin sadece ülkemiz için değil de tüm dünyada kapitalist sistemin geldiği noktanın bir yansıması olduğunun farkında olmalısın.
Elbette farkıındayım. Lakin; her koyun kendi bacağından asılırı da biliyorum.

Alıntı
Yaşlandık ama ölmedik be Alcofribas, ama sen bana göre biraz daha katısın ;)
Valla büyücühekimim, ne tavsiye edersin? Ben internetten araştırdım(eğer bir hekimi çıldırtmak istiyorsan "ben internetten araştırdım" diye başlayacaksın cümleye :D ) ve güne bir doz passiflora ile başlamaya karar verdim. Bu memlekette bu şart!

Çevrimdışı Adamın Biri

  • RAAT
  • Retro Meraklısı
  • *
  • İleti: 149
    • Sadece bir müze...
Ynt: 64'ler'den Rasim Mingü ile Röportaj
« Yanıtla #18 : 01 Eylül 2014, 23:54:19 »
Deniz, röportaj 10 numara olmuş. Ellerine sağlık.
Teşekkürler. Lakin her yaptığım röportajda sonradan birtakım eksiklikler fark ediyorum. Bunları bir sonrakinde düzeltmeye/geliştirmeye çalışıyorum. Yani bu röportajımı on numara olarak değerlendirmezdim, ama beğendiğinizi görmek güzel.

Alıntı
Lakin; MAC, Barış Yalçınkaya, Dr. Ali Özçelik gibi birkaç ismi çıkarırsan bu dergiden geriye kötü dizgi, berbat Türkçe kullanımı ve esnaf vizyonu hariç geriye ne kalır çok merak ediyorum. Zaten bu saydığım isimleri de bozuk saatin bile günde iki kere doğruyu göstermesi sınıfında değerlendirmek lazım. Onlar yanlışlıkla karışmışlar bence oraya :)

Yahu; Canım Commodore Dergisi dururken buna bakılır mı be!
64'ler her ne kadar ilk görünüşte isim ve tasarım olarak malum bir Alman dergisini anımsatsa da aslında son derece Türkiye’ye özgü ve enteresan bir dergi. Commodore dergisinin sunum kalitesi bugün bile yakalaması zor yükseklikte bir çıta olarak dururken, 64’ler bilgisayar dergiciliğinde çok daha farklı bir şeyi, hedef kitlesiyle bütünleşmeyi başarıyor. Açıkçası Abdurrahman Pala’nın ‘çocuklar için çocuklar tarafından’ dergi hazırlamasının röportajında dediği gibi bilinçli yapılan bir şey olup olmadığını bilmiyorum, ama sonuç itibariyle bunun başlı başına bir araştırma konusu olması gerektiğini düşünüyorum. Abdurrahman Pala ile yaptığım röportajda sorduğum sorulardan birinin (“Sizce 64’ler Türkiye’de oyun dergiciliğinin şeklini mi belirledi?” sorusunun) içini pek açamamıştım, ama bana göre o röportajın en önemli sorularından biriydi. 64’ler kendinden sonraki dergileri anlayabilmek için kesinlikle iyi incelenmesi gereken bir dergi.

Arkasında Kavala Holding gibi bir güç olmadığı, (…)
64’ler’in arkasında bu kadar büyük bir maddi güç olmadığı kesin ama bir GameShow da değil. Anlattığına göre Abdurrahman Pala diğer işlerinden kazandığı paranın bir kısmını aktararak derginin daha uzun süre yaşamasına olanak sağlamış. Şöyle diyor:

"(…) benim o zaman reklam işlerim vardı, Beko ve Arçelik’in reklamını yapıyordum. Ordan gelen parayı bunun finansına kullanıyordum. Yani başka şirketimden kazandığım parayı da dergiye yatırıyordum. Bir mali kaynağımız vardı. Onun için dergi uzun süre yaşadı. Yoksa bu dergi ikinci üçüncü senesinde batardı zaten."

Alıntı yapılan: Alcofribas
Özünde beni isyana sevkeden ne biliyor musun? Memleketin gitgide daha fazla derecede vasatlığın krallığı olması ve vasatlığın sürekli taltif edilmesi.
Anlatmak istediğin şeyi çok iyi anlıyorum. Ama öte yandan 64’ler’i diğer vasatlıklarla aynı sınıfta yargılamak bence biraz insafsızlık olur. Çünkü (her ne kadar başlarda öyle görünse de) ben her zaman 64’ler’in kendini geliştirmek ve üzerine yapışan amatör görüntüsünden kurtulmak isteyen bir dergi olduğunu düşündüm. Lakin buna zamanı olmadı. Eğer 1992’de batmayıp uzun yıllar daha yaşayabilseydi o yazar çocuklar büyüyecek, kendilerini geliştirecek ve profesyonelliği öğrenip dergiye çok daha ciddi katkılar yapabileceklerdi. MAC’in sayfa tasarımı işini üstlenip dergiye bir çeki düzen vermesi bunun erken bir örneği bence. Belki iyimser veya duygusal düşündüğümü söyleyebilirsin ama fikrim bu yönde.

Alıntı
Bence bunun devamında Osman Babaoğlu gibi sağlam bir ismi dergiye editör yapmış olmaları da önemli.
Osman Babaoğlu’nun Commodore dergisindeki rolünü çok merak ediyorum. Gerçekten dediğin gibi derginin yayını üzerinde doğrudan etkisi olan profesyonel anlamda bir editör müydü, yoksa Tunç Dindaş’ın dediği gibi çoğunlukla bir imzadan mı ibaretti bilmiyorum. Commodore dergisi şu an itibariyle benim için bir muamma olmayı sürdürüyor ve bu sırrı aydınlatmadan önce iyi bir ön araştırma yapmam gerekecek.

Çevrimdışı Adamın Biri

  • RAAT
  • Retro Meraklısı
  • *
  • İleti: 149
    • Sadece bir müze...
Ynt: 64'ler'den Rasim Mingü ile Röportaj
« Yanıtla #19 : 02 Eylül 2014, 09:05:28 »
Ah o kapaklar! Abicim sevabına bir tanesi de dandik olsun be! Hepsi birbirinden enfes!
Bunu yazmayı unutmuşum... 75, 76 ve 77. sayılarında (Mayıs-Temmuz'92) Commodore dergisi karikatürlü kapaktan fotoğraflı kapağa geçiyor. Bu, karikatürcüler ile yaptıkları anlaşma sona erdiği için mi, yoksa dergide görsel bir değişiklik yapma ihtiyacından dolayı mı bilmiyorum. Ancak son iki sayıda kapak tasarımı tekrar değişiyor (iyi yönde değil) ve son iki sayı alıştığımız Commodore dergisi kapaklarına yakışmayan tuhaf bir kolaj ile çıkarılıyor. İtiraf etmek gerekirse 1992 yılındaki kapaklara bakarak derginin ve Teleteknik'in o yılki ekonomik gidişatına dair çıkarımlar yapılıp yapılamayacağı, uzun süre Commodore dergisi deyince aklıma gelen şeylerden biri olmuştur.

Çevrimdışı Ref

  • Yönetici
  • Özgür Retrocu
  • *
  • İleti: 2409
  • Advanced User Simulator
    • ae unutmadan
Ynt: 64'ler'den Rasim Mingü ile Röportaj
« Yanıtla #20 : 02 Eylül 2014, 16:45:32 »
...
İtiraf etmek gerekirse 1992 yılındaki kapaklara bakarak derginin ve Teleteknik'in o yılki ekonomik gidişatına dair çıkarımlar yapılıp yapılamayacağı, uzun süre Commodore dergisi deyince aklıma gelen şeylerden biri olmuştur.

Sadece kapaklara bakarak bu varsayımı yapmamak gerek. Sayı 75'den itibaren karitkatürcülerle ilişiği kestikleri aşikar. Çünkü 78-79 sayılarda da eski kapaklardan kolaj yapmışlar. Hele sayı 78 sanki 64'ler kapağı. Bence burada ciddi bir nakit ve eleman sıkıntısı da çekmiş dergi ve sonunda fişi çekmiş.

Bunları düşününce derginin fiyatını açıklamak çok kolay.

Bu durumda:

Ekim 88:

64'ler: 2000 TL
Atari: 3000 TL
Commodore: 3000 TL
Sizin Amstrad: 3500 TL

64'ler neredeyse yarı fiyat.

Alıntı
Lakin; MAC, Barış Yalçınkaya, Dr. Ali Özçelik gibi birkaç ismi çıkarırsan bu dergiden geriye kötü dizgi, berbat Türkçe kullanımı ve esnaf vizyonu hariç geriye ne kalır çok merak ediyorum. Zaten bu saydığım isimleri de bozuk saatin bile günde iki kere doğruyu göstermesi sınıfında değerlendirmek lazım. Onlar yanlışlıkla karışmışlar bence oraya :)

Ben öyle düşünmüyorum, o zaman okuyucunun talep ettiği şeyden daha fazlası vardı. Biraz hedef kitle meselesi. 64'lerin ise 10-14 yaş aralığını hedeflediğini, Commodore deginin daha yüksek yaşları hedeflediğini düşünüyorum, bu sebepten 64'ler "okuyucusu" zaten pek de okuyucu sayılmaz. Resimlerine falan bakıyoduk derginin. Kesip kasetlerin içine koyardım resimleri falan :P Heheh.

paradox91

  • Ziyaretçi
Ynt: 64'ler'den Rasim Mingü ile Röportaj
« Yanıtla #21 : 24 Nisan 2015, 07:19:59 »
Oldum olası commodore dergilerinin kapakları beni çekmiştir.Derginin kapaklarını ilk sayılarda olmasa bile yine erken sayılardan itibaren Emre senan adlı kişi yapıyormuş.Dergi kapandıktan sonra Bir daha ortalarda hiç görünmedi.

Çevrimdışı Adamın Biri

  • RAAT
  • Retro Meraklısı
  • *
  • İleti: 149
    • Sadece bir müze...
Ynt: 64'ler'den Rasim Mingü ile Röportaj
« Yanıtla #22 : 24 Nisan 2015, 11:27:53 »
Aslında tam tersi. Emre Senan'ın afişlerini, albüm kapağı tasarımlarını yıllardır görüyoruz. Kendisi ünlü bir grafikerdir. Hatta uslu bir çocuk olursanız belki sitemde bir gün onun röportajını da okuyabilirsiniz ;)