Gönderen Konu: Bugün Ne Öğrendim/İzledim  (Okunma sayısı 1892 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Ref

  • Yönetici
  • Özgür Retrocu
  • *
  • İleti: 2481
  • Advanced User Simulator
    • ae unutmadan
Ynt: Bugün Ne Öğrendim/İzledim
« Yanıtla #15 : 09 Aralık 2019, 12:23:55 »
Evet gördüm, 19 oyun katılmış yarışmaya. Hepsi de güzel oyunlar. Drift'in sunumu modern konsol oyunlarına benziyor, doğru düzgün bir açılış sahnesi de mevcut. Araba animasyonu da bir sürü kareden oluşuyor ve çok güzel çizilmiş.

https://rgb.yandex/

Tüm oyunlar siteden Java Emülatör ile oynanabiliyor, özellikle yazzie'ye bakın derim

Çevrimdışı Alcofribas

  • Yönetici
  • Özgür Retrocu
  • *
  • İleti: 1781
  • "Kahraman olmak, dürüst olmaktan kolaydır" Luigi P
    • Sizin Amstrad
Ynt: Bugün Ne Öğrendim/İzledim
« Yanıtla #16 : 09 Aralık 2019, 12:29:24 »
Bu aralar bushcraft videolarına sarmış durumdayım. Özellikle şu elemanın videoları çok güzel.


Sıfır diyalog, büyüleyici İskandinav doğası, doğada karşılaşabileceğiniz problemlere pratik çözümler, müthiş çekimler ve montaj.

Yaa bu çok enteresanmış. Ben arasıra Serdar Kılıç izlerdim. Ama sürekli konuşma olması ortamın büyüsünü sekteye uğratıyordu. Gerçi meraklsına o da güzel ama tamamen doğal seslerin olacağı bir videonun varlığı hiç aklıma gelmemişti.


Çevrimdışı Alcofribas

  • Yönetici
  • Özgür Retrocu
  • *
  • İleti: 1781
  • "Kahraman olmak, dürüst olmaktan kolaydır" Luigi P
    • Sizin Amstrad
Ynt: Bugün Ne Öğrendim/İzledim
« Yanıtla #17 : 13 Aralık 2019, 01:10:41 »
https://1000kitap.com

Kitapseverler için harika bir yer.

https://radio.garden

Dünyanın herhangi bir noktasını seçip oraya ait radyoları dinleyebiliyorsunuz.

https://librivox.org

Sesli kitap kütüphanesi

Çevrimdışı Alcofribas

  • Yönetici
  • Özgür Retrocu
  • *
  • İleti: 1781
  • "Kahraman olmak, dürüst olmaktan kolaydır" Luigi P
    • Sizin Amstrad
Ynt: Bugün Ne Öğrendim/İzledim
« Yanıtla #18 : 14 Aralık 2019, 17:44:12 »
http://internet.org.tr

https://eksisozluk.com/entry/99055909

Türkiye'de internet'in ilk bağlantı fotoları var.


https://mynoise.net

Huzur dolu sesler


https://www.draw.io

Online olarak diagram çizimi

Çevrimdışı Alcofribas

  • Yönetici
  • Özgür Retrocu
  • *
  • İleti: 1781
  • "Kahraman olmak, dürüst olmaktan kolaydır" Luigi P
    • Sizin Amstrad
Ynt: Bugün Ne Öğrendim/İzledim
« Yanıtla #19 : 15 Aralık 2019, 21:57:53 »
Silikon Vadisi (Anlatılmamış Gerçekler) Belgesel


80'ler (Müthiş Aygıtlar) Belgesel

Çevrimdışı Alcofribas

  • Yönetici
  • Özgür Retrocu
  • *
  • İleti: 1781
  • "Kahraman olmak, dürüst olmaktan kolaydır" Luigi P
    • Sizin Amstrad
Ynt: Bugün Ne Öğrendim/İzledim
« Yanıtla #20 : 24 Aralık 2019, 17:01:30 »
https://wordery.com/best-selling-books-by-year

Yıllara göre en çok satan kitaplar. Doğduğun sene en çok satan kitap neymiş gibisinden bakıyorsun :)

'73 yılında en çok satan kitap Richard Bach'ın "Jonathan Livingston Seagull" imiş. Kitabı okumadım ama seksenlerin başı gibi TRT'de dizisinin olduğunu hatırlıyorum. Herşey sisli ama martı çığlıkları ve kör kız eksenli gerilimi hala hatırlıyorum. Bundan güzel oyun olur  :)

 Dedim ama bu noktada bir düzeltme giriyorum araya. matahari'den bu ikisinin aynı olmadığı yolunda bir uyarı geldi. Benim hatırladığım dizi Martı Adası idi ve kitapla alakası yokmuş. Nedense roman uyarlaması ve o romanın da bu olduğu kalmış aklımda.

https://www.imdb.com/title/tt0080935

Çevrimdışı Ref

  • Yönetici
  • Özgür Retrocu
  • *
  • İleti: 2481
  • Advanced User Simulator
    • ae unutmadan
Ynt: Bugün Ne Öğrendim/İzledim
« Yanıtla #21 : 24 Aralık 2019, 21:01:20 »
hadi bu da benden gelsin:

https://www.idlethumbs.net/designernotes/episodes/sid-meier-part-1

sid amca ile tasarım vakti...

Sid Meier (saygıyla eğilmeye devam), oyunların tematik derinliğini tartışırken Bruce Shelley'nin bir sözünü tekrar etmiş bu konuşmasında: "civilization için araştırmalarımızı çocuk kitapları bölümünden yapıyoruz" diye.

ilgili Shelley cümlesi daha ağır bence, "civ'i çocuk kitaplarından, age of empires de olsa olsa hollywood tipi tarihtir" demiş (orjinalini koyayım, ben bunu anladım bu cümleden):

"Flattening the tech tree and stepping down from seven to four ages worked well with the designers' intended approach for the game, anyway. Borrowing from the lesson of Civilization, which had been designed with help from books in the children's section at a public library, Age of Empires would be about what ex-Ensemble people call "Hollywood history." kaynak: https://arstechnica.com/gaming/2018/01/the-age-of-age-of-empires-as-told-by-the-devs-who-built-it/

Burada "hollywood tipi tarih" derken spielberg'in özeleştirisini hatırlayarak çeviri yaptığımı söylemem gerekiyor, "hollywood'un "istediğini istediği gibi" gösterdiği filmer yüzünden izleyicinin tüm filmlere ciddiyetsiz yaklaştığını, schindler's list gösteriminde bazı sahnelerde siyahi gençlerin kahkahalarla güldüğünü gördüğünü, bu yüzden bir sorumluluk hissettiğini ve amistad'ı çektiğini" söylemişti kendisi. (Komik tabi, çünkü Amistad da kesinlikle beyaz adam gözüyle çekilmiş bir filmdi-- hollywood history buraya kadar)

Çevrimdışı Impetigo

  • RAAT
  • Retroman
  • *
  • İleti: 28
Ynt: Bugün Ne Öğrendim/İzledim
« Yanıtla #22 : 25 Aralık 2019, 18:12:54 »
https://twitter.com/GokhannSenturk/status/1209591228414730246

"70'lerde Reno'lar piyasaya ilk çıktıklarında sağ aynasız çıkıyordu fabrikadan. Alan kişi ilk önce sağ aynayı taktırıyordu.
Polis arabalarına kimse cebinden ayna taktırmadığı için sivil polis araçları hemen belli oluyordu. Bu yüzden polislerin adı argoda 'Aynasız' olarak kaldı."


Çevrimdışı Ref

  • Yönetici
  • Özgür Retrocu
  • *
  • İleti: 2481
  • Advanced User Simulator
    • ae unutmadan
Ynt: Bugün Ne Öğrendim/İzledim
« Yanıtla #23 : 01 Ocak 2020, 14:24:43 »
https://www.androidarts.com/Amiga/ZX.htm   fantastik zx spectrum fikirleri...









böyle şeyler :D


(edit: postimg.cc bloklanmış güzel ülkemizde, imajlar açılmıyor, asıl öğrendiğim bufur)

Çevrimdışı Shax

  • Yönetici
  • Normalleşmiş Retroman
  • *
  • İleti: 1119
Ynt: Bugün Ne Öğrendim/İzledim
« Yanıtla #24 : 01 Ocak 2020, 14:59:27 »
(edit: postimg.cc bloklanmış güzel ülkemizde, imajlar açılmıyor, asıl öğrendiğim bufur)

 Yani bu ulkenin de, insaninin de guzel seyler olmadigini ogrenmissin. Gec olsun guc olmasin.
Sahip oldukların zamanla sana sahip olur.

Çevrimdışı Shax

  • Yönetici
  • Normalleşmiş Retroman
  • *
  • İleti: 1119
Ynt: Bugün Ne Öğrendim/İzledim
« Yanıtla #25 : 04 Ocak 2020, 20:52:06 »

 Anladigim kadariyla program sarkastik bir yapida. Mesela bu bolumde teknoloji embeseli iki cahil insani canlandirmislar. Bir nevi teknozaytung.

 Eline eski bir donanim geciren herkes neden video yapma geregi duyuyor? Bir tur "Retro PC videosu yapmaliyim" paraziti falan mi var evcil hayvanlardan bulasan ve direkt beyine yerlesen? Birbirinin ayni 100.000 tane Retro pc sistemi videosu... Ne yapmaliyiz? Zombilerde oldugu gibi beyinlerine mi calisacagiz bu insanlarin? Hangi beyinlerine bir de?

 Tabii bu adamlarin hazirladigi video benzer 100.000 tanesinin icinde bile gayet boktan hatta aptalca kaliyor. Bu anlamda ozel yani.
Sahip oldukların zamanla sana sahip olur.

Çevrimdışı Ref

  • Yönetici
  • Özgür Retrocu
  • *
  • İleti: 2481
  • Advanced User Simulator
    • ae unutmadan
Ynt: Bugün Ne Öğrendim/İzledim
« Yanıtla #26 : 04 Ocak 2020, 22:03:22 »
içerik üretmek çok zorlu bir süreç... eninde sonunda herkes bu saçmalığa batmak zorunda.

tv programlarını düşünün, en babası 26-28 hafta sürer, sonra tatile çıkar, tuttuysa bir sonraki sene devam eder. youtubeda tatil yok, ara vermek yok, rating sürekli ensende, rekabet sonsuz, sürekli ve nefessiz üretim içinde olmak zorundasın ki bunu sürekli yapmanın imkanı yok. Zorlarsan ve yeterli kapasite/imkan yoksa sonuç bu oluyor.

Ama bu program bana birşey hatırlattı, gerçekten de master/slave diye birşey olduğunu unutmuşum. Hatta daha eski disklerde jumper olurdu, diski slave falan yapmak için. Tam bir jumper savaşı...

Çevrimdışı gibraltar

  • Retro Meraklısı
  • ***
  • İleti: 111
Ynt: Bugün Ne Öğrendim/İzledim
« Yanıtla #27 : 06 Ocak 2020, 03:47:35 »
Ama bu program bana birşey hatırlattı, gerçekten de master/slave diye birşey olduğunu unutmuşum. Hatta daha eski disklerde jumper olurdu, diski slave falan yapmak için. Tam bir jumper savaşı...

Üç beş sene bilgisayarcıda teknik servis elemanı olarak çalıştım, ilk zamanlarda hdd'lerdeki değil de anakart üzerindeki jumper olayını hiç anlayamadım. cpu'yu takınca anakartın otomatik ayarlaması lazım, jumper'e ne gerek var. cpu'yu algıla geç, beni ne uğraştırıyorsun diyordum. sonra arkadaşlardan biri dedi ki, "lan kazma, insanlar belki cpu'yu olması gerekenden daha yüksek frekansta çalıştırmak isteyecek?". "haa dedim, doğru diyorsun ya hu..."

Bu arada dünya da değişti tabi, şimdilerde "master/slave", "dişi/erkek" tanımına takmış insanlar bile var. Bu tanımlar seksistir, ırkçıdır falandır gibilerinden, bilemedim...

 
Bilgehan Korkmaz

Çevrimdışı Shax

  • Yönetici
  • Normalleşmiş Retroman
  • *
  • İleti: 1119
Ynt: Bugün Ne Öğrendim/İzledim
« Yanıtla #28 : 06 Ocak 2020, 16:40:31 »
cpu'yu algıla geç, beni ne uğraştırıyorsun diyordum. sonra arkadaşlardan biri dedi ki, "lan kazma, insanlar belki cpu'yu olması gerekenden daha yüksek frekansta çalıştırmak isteyecek?"

 Aslinda sebep sadece donem anakartlarinin basit tasarimlara ve dogal olarak kisitli becerilere sahip olmasiydi. Yani uzerine takilan cpu' yu taniyarak kendini ona gore konfigure edebilecek bir anakart ciddi tekknoloji demek aslinda.

 Monitoring ve yazilim tabanli konfigurasyon once markali tabir edilen bilgisayarlarda ortaya cikmaya basladi. Ardindan kacinilmaz olarak oem piyasasina yonelik anakartlarda yer buldu. Tabii ilk ornekler bile hala plug&play seyler degildi, illa bir yerlerde bir seyi mekanik olarak ayarlamaniz gerekiyordu. Teknoloji ilerledikce de fonksiyonlari yazilimsal olarak kontrol edebilmek ucuz hale geldi, kontrol becerileri ve cesitleri artti. Fakat bu gerceklesene kadar en efektif konfigurasyon yontemi jumper' lardi.

 Ayrica gunumuzde kesin hatlariyla belirlenmis standartlar soz konusu. iki masa ustu cpu ureticisi var, her uretici de kendi anakart  altyapisini kullaniyor. Oysa gecmiste onlarca cpu urticisi ve onlarca model vardi. Buna ragmen istisnalar haric hepsi ayni altayapiyi kullaniyordu. Soz konusu x86 cpu' lar bile olsa bu standart kakafonisine cevap verebilmeleri gerekiyordu anakartlarin. 

 Son kullanicida (ve izledigimiz su tiplerde) bilgisayar dehasiyim hissiyatini yasatan overclock kavramiysa erken donemlerde pek anlam ifade etmiyoru, konfigure edilebilirlik anlaminda bir mecburiyet soz konusuydu sadece.
Sahip oldukların zamanla sana sahip olur.

Çevrimdışı witchdoktor

  • RAAT
  • Normalleşmiş Retroman
  • *
  • İleti: 738
Ynt: Bugün Ne Öğrendim/İzledim
« Yanıtla #29 : 06 Ocak 2020, 21:11:35 »
Pentium 75'i 100MHz, Celeron 300A'yı 450MHz'ye çıkarttığımda gayet hissedilebilir bir hız artışı gerçekleşmişti, çok da gariban tesellisi gibi değildi...