Gönderen Konu: Retrojen Fanzin Kış 2012, gönderi partisi oluşturuyor!  (Okunma sayısı 64702 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Gokhan Ozkan

  • Retroman
  • ***
  • İleti: 60
Ynt: Retrojen Fanzin Kış 2012, gönderi partisi oluşturuyor!
« Yanıtla #75 : 08 Ekim 2012, 10:56:19 »
Dergiyi Cuma akşamı kargodan elime geçti.
Hafta sonu dergiyi içime sindirerek  bitirdim.
Hazırlayan, emeği geçen bütün arkadaşlara teşekkür ederim.
Selam ve Saygılarımla
Gökhan ÖZKAN

Çevrimdışı cdemir

  • Retro Meraklısı
  • ***
  • İleti: 142
Ynt: Retrojen Fanzin Kış 2012, gönderi partisi oluşturuyor!
« Yanıtla #76 : 10 Ekim 2012, 15:17:17 »
Dergiyi bitirdim sayılır. Sadece Kara Çark'ı henüz okumadım.

Belgesiz konuşmam  bölümünde ilginç bilgiler öğrendim. Hatta orda bahsedilen,
HIZIR programlama dili, Atari 800XL kullandığım dönemlerde elime geçti diye hatırlıyorum.
Ama bundan tam emin değilim. PC 'de emulatörde de incelemiş olabilirim.
Ama sanki emulatörde değilde gerçek 800XL' de kullanmışım gibi hatırlıyorum.
Gerçi pek doğru düzgün bir şeyde ürettiğimi hatırlamıyorum orası ayrı konu  ;D

Another Wolrd' un öyküsünü keyifle okudum..

Matahari ' nin Amstrad Turbo yazısında Amstrad çıların da, biz C64 çüler gibi
kafa ayarı ile uğraştığını duyduğumda şaşırdım. Sadece C64 lere özgü bir durum sanıyordum bunu.

Amstrad ile, sadece bir ara emülatör seviyesinde ilgilenmiş olmama rağmen,
yazıyı okuduktan sonra turbo loaderi kodlama isteği doğdu içimde.
Ama orda kaldı. Kodlama işlerine girişmedim.  8)

Sihir öldü mü? Bence hayır.  Sevgili Sinan Gürkan' ın söylediği gibi nesilden nesile şekil değiştiriyor.
Ama her şekil değiştirişinde bence tadından tuzundan kaybediyor..

Sevgili Deniz Can Çelik darılmasın gücenmesin ama dergide ilgimi en az çeken yazı onun Bit Pazarı yazısı oldu.
Ne bileyim ben bit pazarı denince, oralarda nadide bir retro bilgisayarın bulunmuş
ve satın alınmış olunmasının verdiği heyecanı, keyfi, okuyacağımı sanarken; daha yazının başında
Fransa' daki pazarlarda Retro bilgisayarlar bulunmadığını okuyunca hevesim biraz kaçtı.  ::)

Büyüteç ve Commodore 64 te ise yaptığımız basit seçimlerin, ileride yaşamlarına nasıl etki ettiğini kendimle kıyaslayarak anladım.
Şu anda bilgisayar ağırlıklı olan işimi yaparken, işlerimi kolaylaştıracak, daha hızlı yapmamı sağlayacak, yöntemler uygulayabilmemin nedeni, ilk olarak Atari 800XL' de yazmaya çalıştığım.
10 sound 20,14,8,0
20 locate 5,8
gibi çalışmayan saçma kod dizelerinin olduğunu anladım.

20 yıl geciken ziyaret kısa ama keyifli bir yazıydı. Ara ara aklıma takılan oyunları kaç  ekip, kaç kişi yapar?
Sorusuna bir nebze cevap oldu..

Zaman öldürmek ve ticaret kafası ise gerekli etkiyi yapmış ki şu anda forumda bir başlıkta tartışılmakta.
Hani bu işlerin çok içinde değilim ama onitelike bir pazarın Türkiye' de oluşabileceğini pek düşünmüyorum.

Amiga Basic de bazı yerlerini tam olarak kavrayamasam da keyifle okuduğum bir yazı oldu.
Yazıyı okduktan sonra zamanında Amigam olmayışına bir kez daha hayıflandım.

Ölü oyunlar Derneğinde ise o zamanlar oyunlar hakkında hiç merak etmediğim, bilmediğim, duymadığım
ama şu anda okuduğum zaman ilgimi çeken bazı hikayelerinin olduğunu öğrendim..
O zamanlar bilseydim belkide arkadaşlarıma hararetli, hararetli
bak bu oyunun yapım hikayesi varmış diye anlatırdım sanırım.


Retromaca sanırım yine sıfırıncı sayıdaki gibi boş kalacak.

Tekrar teşekkürler tüm emeği geçenlere..  :)



Ek: 

Kusura bakma Shax senin Almighty yazın hakkında yazmayı unutmuşum.   ::)

Yazını keyifle okudum.  Anladığım kadarı ile belirttiğin gibi bir sistem kurmak için epey uğraşmak gerekecek.
Parçaları bulmak  zahmetil ve belkide maddi açıdan tuzluca olacak.
Sanırım ben yine, arada sırada dosbox ile, eski dostla sohbet yapmaya devam edeceğim.. :)

Çevrimdışı Skate

  • RAAT
  • Retroman
  • *
  • İleti: 57
Ynt: Retrojen Fanzin Kış 2012, gönderi partisi oluşturuyor!
« Yanıtla #77 : 13 Ekim 2012, 23:58:40 »
Ben de az önce bitirdim dergiyi. Kesinlikle çok keyif aldım. Bölüm bölüm değil genel bir yorum yapmayı tercih ediyorum. Derginin teknik yazı, kişisel görüş-tartışma, araştırma yazısı dengesi çok iyi ayarlanmış. Bana öyle geldi ki hangi tip retro sever olursa olsun bu dergiden keyif alacak birşeyler bulur. Bence en önemli kriter de bu zaten. Retrojen istese traj olarak yüzler mertebesini kolaylıkla aşabilir. Ama sanırım bu hedeflenmiyor ve hedeflenmeyecek. Hatta traj lafını kullanmış olmam komik gelmiş bile olabilir. Bunu da anlıyor ve saygı duyuyorum.

Bu arada bazı yazıları okurken kimin yazmış olduğuna dikkat etmeden okumaya başlamam komik oldu. Örneğin "... onlarca bedava ürün üretmiş birisiyim. Müzik, grafik, yazılım ..." laflarını görüp, kafamda "kim bu acaba? tanımadığım biriyse bir mesajlaşayım bakalım kimmiş, neler üretmiş?" gibi sorular dolanırken yazarın Nightlord olduğunu farketmem gibi. :)

Klavyelerinize sağlık. Bu sayının yayınlamasıyla birlikte ilk sayıdan son sayıya Retrojen dergi koleksiyonum tamamlanmış oldu. Geçen sayı bu espiri o kadar anlamlı olmuyordu, artık yapılabilir. ;)

Edit: Aklıma gelmişken, elime ulaşan sayı Güz 2012. Kış 2012 lafları geçtiği için sormak durumunda kaldım, Güz 2012 = Kış 2012 mi yoksa yıl sonuna kadar bir sayı daha yayınlanacak mı? Doldurmam gereken bir kayıt formu falan varsa bileyim hani.

Çevrimdışı Ref

  • Yönetici
  • Özgür Retrocu
  • *
  • İleti: 2615
  • Advanced User Simulator
    • ae unutmadan
Ynt: Retrojen Fanzin Kış 2012, gönderi partisi oluşturuyor!
« Yanıtla #78 : 15 Ekim 2012, 13:10:48 »
Edit: Aklıma gelmişken, elime ulaşan sayı Güz 2012. Kış 2012 lafları geçtiği için sormak durumunda kaldım, Güz 2012 = Kış 2012 mi yoksa yıl sonuna kadar bir sayı daha yayınlanacak mı? Doldurmam gereken bir kayıt formu falan varsa bileyim hani.

Hahah, 10 puanlık uzman sorusu. Fanzinimizdeki gecikmeler dolayısıyla birbirine girmiş bir tarih silsilesi.

Cevap veriyorum, aynı evet :) Fanzini tasarlarken  6 aylık aralıkları hedeflemiştik. Bunlar Güz ve Bahar dönemleriydi. Şimdi tam hatırlamıyorum ama, Ekim/Nisan dönemlerini hedeflemiştim en başta, böylece ekim sayısını yaz boyunca, nisan sayısını da şubat tatilinde kotarırım diye düşünüyordum. Malesef yeterli zaman ayıramadığımdan bu plana uyamadık.

Sonuç olarak Güz dönemi = sonbahar ve kışı kaplayan dönem, Bahar dönemi= ilkbahar ve yazı kapsayan dönem. Bu durumda sayı 0= Sonbahar 2011-Kış 2012,  sayı 1= sonbahar 2012-Kış 2013 oluyor. Fakat web sitesini yaparken siparişler karışmasın diye o ibareyi koymak zorunda kaldım.

Arkadaşlar, yani görüldüğü üzere biraz önden gidiyoruz, yani dergi erken çıkıyor(!), sadece bahar 2012 sayımızı kaçırdık, basamadık.