Gönderen Konu: “Türkler yaptıysa bi cacık olmaz…” ve monochroma  (Okunma sayısı 21735 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Ref

  • Yönetici
  • Özgür Retrocu
  • *
  • İleti: 2384
  • Advanced User Simulator
    • ae unutmadan
Bu başlık doğrudan monochroma üzerine değil, daha çok Türk oyuncu profili üzerinedir.

Monochroma'nın son aylardaki başarılı "public awareness" (kamu bilinci) yaratma girişimleri sonunda eminimki birçoğumuz gidip en azından ekran görüntülerini kontrol etmişizdir. Tabii biz retrofiller artık heycanlanmıyoruz böyle şeylerde, yaşımız gereği tüketim kültürünün dışında kaldığımız için. Fakat bir heyecan dalgası oluşmuştu. Benim kişisel görüşüm ise (ekran görüntülerini baz alarak) "bir başka platform oyunu" olarak sabitlenmişti. Tabii oyunu oynamadan karar vermek yanlış gibi fakat genellikle bir oyunu satın alıp almamaya 5-10 saniyede karar veriyorum.

Neyse, benim gibi düşünen insanların profilini kestirebilmek adına, Sercan (bilgi üni'den bir arkadaşımız), bir inceleme yapmış.

Tabii örneklem 3 web sitesindeki yorumlardan oluşuyor, fakat kaba bir yorum çıkarmak mümkün olabilmiş. Verilere bir baktığımızda ağırlıklı şikayetin "kaliteye oranla fiyatının yüksek olması" olduğu sonucuna vardım. Çalışma yapıldığı zaman oyunun fiyatı 20$ idi, şimdi steam yaz indirimiyle 10$'a düşmüş.

Oyunu oynayanların tepkilerine baktığımda ise 8bit zamanından beri hala öğrenilememiş bir problemin oyunun başına dert olduğunu görüyoruz: "oynanabilirlik". Bu konu öyle ileri gitmiş olmalı ki gamespot'un video incelemesinde tek söylenen bu. Bir izleyin.

Monochroma - Review

Şimdi bu bilgilerin ışığında makaleyi okuyabilirsiniz:

http://sercansengun.com/vot/turkler-yaptiysa-bi-cacik-olmaz-vs-turkler-cin-ali-bile-yapsa-desteklerim/


Çevrimdışı Alcofribas

  • Yönetici
  • Özgür Retrocu
  • *
  • İleti: 1655
  • "Kahraman olmak, dürüst olmaktan kolaydır" Luigi P
    • Sizin Amstrad
Ynt: “Türkler yaptıysa bi cacık olmaz…” ve monochroma
« Yanıtla #1 : 24 Haziran 2014, 13:46:25 »
Yanılmıyorsam 10-11 ay kadar önce, RRJ'deki Monochroma ilintili mesajın ardından Karaköy Ops'da; milletin soft bir müzikte hatunu ile gözgöze bakıştığı bir ortamda, biz matahari ile bu Monochroma konusunu epey detaylandırmıştık. Unity'den girdik finansmandan çıktık.

Bu başlığı görür de birşeyler yazar mı bilmiyorum... Hatta yazması mı iyi yazmaması mı onu da bilemiyorum :)

Monochroma hiç şüphesiz ki; çok tatminkar olmasa bile konuşmaya değer kalite bir iş. Hatta; diğerlerinin iş olarak bile adlandırılamayacağını düşünürsek, bence önemli bir adım. Lakin, gelgelim; geç kalmış bir adım. Yani bu iş, 2000lerin başında veya en azında 2010 öncesinde bir dönemde çıksaydı eleştiriler bu kadar sert olmazdı. Bugünkü şartlarda; varolmayan Türk Oyun sektörü adına önem arzetse bile piyasa anlamında kaydadeğer yanı sınırlıdır.

Fakat; bu Türk olsun, bizden olsun, çöpten olsun mantığı kanımıza işlemiş ve çok yanlış bir olay. Bunun en son örneğini de Commodore is Awesome'ın banner yarışmasında gördüm. Hatta birara, desteklenen arkadaşın bile bu bodoslama destekten rahatsız olduğunu hissettim. Bilmiyorum, belki bana öyle gelmiştir. Ürün gerçekten güzeldi, lakin destek veren arkadaşların üründen çok, bizden birinin katılması mevzusuna odaklanmış olduklarını düşünüyorum.

Bu başlığı sürekli "Türker yaptıysa bir cacık olmaz" diye ve "Beslemeye İhtiyaç Duymayan Radyo" başlığını da "Besmeleye İhtiyaç Duymayan Radyo" şeklinde okuyorum. Sonumuz hayır olsun :)

Hazır yeri gelmişken ekteki banner ile Ref'i bir pingleyelim :)

Çevrimdışı nightlord

  • RAAT
  • Tedavideki Retromanik
  • *
  • İleti: 383
    • Night Network
Ynt: “Türkler yaptıysa bi cacık olmaz…” ve monochroma
« Yanıtla #2 : 25 Haziran 2014, 21:32:39 »
hmm guzel bir inceleme olmus. severek okudum. adi gecen uc oyunu da gormedim (yani haberim var ama oynamadim/gameplay videosu gormedim). Benim en dikkatimi ceken data su oldu. Oyun cikmasi oncesi yapilan "orjinallik" yorumlari. Kalkip bir oyunu Quake'e benzetmeleri falan

Turkiye'deki en cok rastladigim ve aciklamakta zorlandigim davranis paternlerinden biri bu. Bu muzikte de olur, sinemada da, oyunda da. Insanlar bazen icinden tek ornek bildikleri bir janradan yeni urun gorunce, o urunu bildikleri janra temsilcisinden arak olmakla sucluyorlar. "Hayir o koca bi janra guzel kardesim de sen cahilsin" diyemiyorsun. Mesela elektro gitar sesi duyuyor sarkida. Bu ayni Iron Maiden diyor falan. Quake yorumunu ancak ona baglayabiliyorum.

Alıntı
Fakat; bu Türk olsun, bizden olsun, çöpten olsun mantığı kanımıza işlemiş ve çok yanlış bir olay.

Nerde be "bizden olsun copten olsun"cular :) Bu Turk oldugu icin destekleme/kostekleme olayinda benim gozlemlerim tam tersi yonde. Turklere ve onlarin urunlerine saldirmak cok kolay. Mahalle kahvesinde 200 kiloluk arkasiyla oturdugu yerden Hakan Sukur'un yeterince kosmadigindan dem vuran bir toplum oldugumuz icin, bunun diger sektorlerdeki yansimasi da sasirtici degil

Çevrimdışı gibraltar

  • Retroman
  • ***
  • İleti: 97
Ynt: “Türkler yaptıysa bi cacık olmaz…” ve monochroma
« Yanıtla #3 : 26 Haziran 2014, 00:43:03 »
ve "Beslemeye İhtiyaç Duymayan Radyo" başlığını da "Besmeleye İhtiyaç Duymayan Radyo" şeklinde okuyorum. Sonumuz hayır olsun :)

Konuyu tıklayıp da içine bakana kadar bu başlığı her gördüğümde besmele olarak okuyordum. Besmelenin konuyla bağlantısını kurmaya çalışırken kafam dağılıp başka şeylere dalıyordum. Psikolojik bir göz bozukluğunun örneği olabilir miyim bilemedim :) neyse...

Monochroma, başka bir forumda "nispeten" genç arkadaşlarla üzerine konuştuğumuz bir oyundu. Limbo'nun klonu gibi durduğunu duymuştum. Limbo'yu pek bilmiyorum ancak videolardan görebildiğim kadarıyla oldukça benzer oyunlar. Aslında sadece onun atmosferini kullanarak kendi hikayesini işleyen başka bir oyun da olabilir, emin değilim.
Monochroma'nın demosunu oynadım, üzerine ciddi uğraşılmış olduğu belli. Zaman bulabildiğimde satın alıp tümünü oynayacağım bir oyun olduğuna kanaat getirmiştim. Hâlâ'da öyle. Oynanabilirlik bakımından kazmalıkları yok değil, var. Bu kazmalıkların demo sürüme has olmadığı da belli.

Ancak http://store.steampowered.com/app/293720/ -Dark Raid- gibi bir oyuna 20$ istenen bir evrende Monochroma'ya hiç düşünmeden 20$ verilir.

Dark Raid'de bir Türk! oyunu.

Bu kabilecilik, hemşericilik kafasının ve bazı durumlarda tam tersi davranışların eleştirisini başka bir başlıkta uzunca yapmalıyız, yapmak lazım :)


Bilgehan Korkmaz

Çevrimdışı wizofwor

  • RAAT
  • Tedavideki Retromanik
  • *
  • İleti: 327
Ynt: “Türkler yaptıysa bi cacık olmaz…” ve monochroma
« Yanıtla #4 : 26 Haziran 2014, 12:36:57 »
Güncel pratikte bilgisayar oyunlarının milliyetinin olmadığını düşünen biri olarak 'yet another indie platformer' olarak gördüğüm Monochroma beni çok etkiledi dersem burnum uzamaya başlayabilir. İzlediğim video'dan anladığım kadarıyla olması gerektiği gibi bir oyun. Kaliteli grafikler, ilginin devamlılığını sağlayacak bir senaryo ve kedine has tasarım bütünlüğü olan bir oyun. Son zamanlarda moda olan minimalist akımı, siyah beyaz renkler ve loş ışıkla harmanlaması bence hoş olmuş. Bu grafik tarzını Limbo'ya benzetenler var. Haksız da değiller bu ama esinlenme seviyesindeki kopyanın sorun teşkil ettiğini düşününmüyorum. Rahmetli Steve'in sözünü hatırlarsak:
 
Alıntı yapılan: Steve Jobs
'Good artists copy; great artists steal'

Fakat, esinlenme hadisesinin bünyesinde taşıdığı bir risk var. Örnek aldığınız işten daha iyisini yaparsanız sadece daha iyisini yapmış olursunuz, ama kötü iş çıkarırsanız gölgesinde kalırsınız. Kimsenin 'Duke Nukem 3D' için kopya dediğini hatırlamıyorum veya 'Mortal Kombat'. Monochroma -anladığım kadarıyla- kontroller konusunda çuvallayarak bu tuzağa düşmüş durumda. Bunu da düşük bütçeli işlerin çıkmazı olan işin cilasıyla uğraşacak kaynak ve heves kalmamasına bağlıyorum.

Açıkçası Ref'in linklediği inceleme oyunun kendisinden daha çok ilgimi çekti. Türkiye'de oyun geliştirme üzerinde bir iş yapılacaksa kesinlikle dışa dönük çalışmak gerektiğinden bir kez daha emin oldum. Yarın torrent'ten indireceği oyunu pahalı bulanlar, indie oyun yapımcısından teknolojik inovasyon bekleyenler, olmayan Türk pazarına yönelik Türkçe içerik bekleyenler çok acayip bir kitle var ortada. Türk malı olsun da taştan olsun diyen kitle hakkında ise uzun uzun konuşulur. Toplumda böyle bir beklenti var. Ben bunu adam kayırmacılığın milli boyutu olarak görüyorum. Veya komşu Teyzenin tatsız kekini gıkını çıkartmadan yiyip, nezaketten bir dilim daha isteminin makro boyutu işte.

Neyse eyyorlamam bu kadar. Malum sürtüşmeler neticesinde rrj'ye çok fazla yazmıyordum. Alco'nun nezdinde 3. tekil şahıs olmuşum da haberim yokmuş. Bu başlık sayesinde bunu da öğrenmiş oldum iyi oldu.
Gosub ile gidilen yerden goto ile dönen adam

Çevrimdışı Alcofribas

  • Yönetici
  • Özgür Retrocu
  • *
  • İleti: 1655
  • "Kahraman olmak, dürüst olmaktan kolaydır" Luigi P
    • Sizin Amstrad
Ynt: “Türkler yaptıysa bi cacık olmaz…” ve monochroma
« Yanıtla #5 : 26 Haziran 2014, 15:01:17 »
Nerde be "bizden olsun copten olsun"cular :) Bu Turk oldugu icin destekleme/kostekleme olayinda benim gozlemlerim tam tersi yonde. Turklere ve onlarin urunlerine saldirmak cok kolay. Mahalle kahvesinde 200 kiloluk arkasiyla oturdugu yerden Hakan Sukur'un yeterince kosmadigindan dem vuran bir toplum oldugumuz icin, bunun diger sektorlerdeki yansimasi da sasirtici degil
Senin gözlemlerin niye tam tersi yönde biliyor musun? Çünkü biz ifrat ve tefrit arasına sıkışmış bir toplumuz. Gri bölgelerimiz, ara değerlerimiz yok. Bulanık mantığımız zayıf :) Haliyle; ya herro ya merro diyoruz herşeye. Değerleri ortaya koyup, belli bir mantık çerçevesinde değerlendirmek ve yargılamak bizim eğitim sistemimizde de yok kültürümüzde de. Bu konuda çok net bildiğim bir örnek var. Yüzyüze görüşünce hatırlatırsan sana "Türk ve Fransız eğitim sisteminde kompozisyon nasıl yazılır" bağlamında net örneklerle  anlatırım. Bir de bunun üstüne liyakat yerine biat ve bunun da üstüne mübalağ gelince seyreyle sen gümbürtüyü. İşte bu sebeble; ikimizde de aynı yanlışın, farklı uçlarını işaret ediyoruz :)

Konuyu tıklayıp da içine bakana kadar bu başlığı her gördüğümde besmele olarak okuyordum. Besmelenin konuyla bağlantısını kurmaya çalışırken kafam dağılıp başka şeylere dalıyordum. Psikolojik bir göz bozukluğunun örneği olabilir miyim bilemedim :) neyse...
Yalnız olmadığımı bilmek benim için de iyi oldu :)

Alıntı
kabilecilik, hemşericilik kafasının ve bazı durumlarda tam tersi davranışların eleştirisini başka bir başlıkta uzunca yapmalıyız, yapmak lazım :)
Bu bağlamda ben de birşeyler yazmayı düşünmüştüm. Lakin hem konu başlığı hem de RRJ bu işe çok uygun olmaz diye kendime hakim oldum. Aslında dediğin gibi başka bir başlıkta olabilir mi konusunda hala kararsızım. En iyisi sen aç da böyle bir konu, beni bu ikilemden kurtar. Gerçi RRJ'de benzer anlayışta adamlar olduğu için nereye varırız kestiremiyorum. Sonuçta bu tür sorunlardan hepimiz benzer şekilde rahatsızlıklar duyuyoruz. Top sende artık :)

Oh be! Kurtuldum ikilemden :)

Malum sürtüşmeler neticesinde rrj'ye çok fazla yazmıyordum. Alco'nun nezdinde 3. tekil şahıs olmuşum da haberim yokmuş. Bu başlık sayesinde bunu da öğrenmiş oldum iyi oldu.
Bunca zamandır tanışıyor(hatta yüzyüze de) olmamıza istinaden; bence bu sitemini özelden yazman daha iyi olurdu. Ama bunu benim bilmediğim bir sebeple, belki özellikle de tercih etmiş olabilirsin. Sonuç itibariyle satırlarımı yanlış yorumlamışsın ve şimdi ben konuyu burada açıklamak durumunda kalıyorum. Kısacası dallanıp budaklanıyor. Ha dersen ki; atlan deve mi? Değil elbette :)

Malum sürtüşmeler ibaresini görünce biran duraksadım ve "ne sürtüşmesi yahu" dedim. Sonra jeton düştü. Lakin; bahsettiğin olayda bir sürtüşme olduğunu bile düşünmüyorum ve ben olan biteni şekilde görüldüğü üzere çoktan unutmuşum bile.

Çok fazla yazmıyorum demişsin ama, birincisi zaten RRJ'de çok fazla sirkülasyon hedefi dahi yok ki :) Senin de bildiğin gibi "yeri geldiğinde" ve "gerektiği kadar" düsturuyla hareket ediyoruz. İkincisi ise şöyle bir ortam mı var sanıyorsun:

Alıntı
Alco: Yaw bu bizim Wiz güzel birşeyler yazmış, shax yaz olm buna 2 puan, ha unutmadan buna bir de modluk verelim ya da sar ordan hediye bir retro malzeme de ister istemez buraya meyilli olsun... Ref, birkaç gündür X den tık yok, foruma boşboş gelip gidiyor, düşür olm bunu bi basamak aşağı

Latife bir yana, isteyen istediği yere istediği kadar yazar. Foruma hem kurallar hem de genel anlayış bağlamında uyum sağlayan herkesin başımızın üstünde yeri var.

Şimdi gelelim 3. tekil şahıs meselesine ve siteminin genel içeriğine. Mesajı yazarken özellikle adını zikretmekten imtina ettim. Zira zikrettiğim anda; senin, o mesajdaki içeriğe dair "evet rahatsız oldum/olmadım" gibisinden bir yorum yapman gerekebilecekti. Sonrasında da böyle bir yorum yapman belki bir takım başka sıkıntılar doğurabilirdi. Seni bu durumda bırakmamak için "arif olan anlar(epeydir forumları takip eden), vakıf olmayan da sadece örneği anlar" taktiğini kullandım. Böylece ne örneği vermemiş olacaktım ne de seni birşeye zorlamış. Verdiğim örneğin de, bahsedilen konu bağlamında epey güncel ve yerine cuk oturan bir durum olduğunu düşünüyorum.

Olay tamamen böyle gelişti. Text mesajlarda hep bahsettiğimiz vurgu-tonlama sorunlarından dolayı yanlış anlamalar olabiliyor. Ben böyle "negatif tavırlı" olduğu izlenimi edindiğim mesajlarda genelde "bu adam bana böyle demiş olabilir mi" sorusunu soruyorum. Eğer buna tam olarak emin değilsem o adamın negatif bir tavrının olması mümkün olmuyor. Daha önce de bahsetmiştim, misal Ref arasıra benim mesajlarıma ters geribildirimde bulunur. Eh malum soruya yanıtım hayır olunca, sıkıntı çıkmadan hayat devam ediyor. Zira öbür türlü zaten herşeyi kılı kırk yararak yazmak mümkün değil. Forum mesajı dediğin IM kadar değilse bile, görece düşük bir süzgeçe sahip. Bodoslama yazmıyoruz ama sonuçta bilimsel makale de değil. Senin de bunları gözönünde bulundurduğunu düşünerek, merak ediyorum: Neden aklına sürtüşme şu bu geliyor da "hımm Alco başka birşey düşünmüştür" gibisinden en azından negatif olmayan nötr birşeyler gelmiyor. Elbette bunda benim de hatam vardır. Varsa lütfen söyle de bileyim. Fakat uzayacak birşey ise özelden yaz :)

Şimdi bu bağlamda; senden aldığım geribildirime ve yoruma bakınca insan "fazla iyilikten maraz doğar" misali "fazla nezaketten de alınganlık doğarmış" diye düşünüyor :)

Kıssadan hisse: Alınganlık gösteriyorsunuz, dostlar arasındayız, hem zaten nereden çıkarıyorsunuz bunları kuzum!

Not: Haftaya uğra da bir kahve içelim. Buzlu çay veya soda da olur. Mesajım Wizofwor başta olmak üzere tüm sevenler içindir. (mesajı editliyorum, bunalıma soktun beni, wizofwor yazmadım diye bir sitem işitme riskini alamıyorum)  :))

Çevrimdışı wizofwor

  • RAAT
  • Tedavideki Retromanik
  • *
  • İleti: 327
Ynt: “Türkler yaptıysa bi cacık olmaz…” ve monochroma
« Yanıtla #6 : 26 Haziran 2014, 16:40:29 »
Şu tarz oyun geliştirmenin mutfağı tandanslı başlıkları okudukça lise çağlarıma dönüyorum. Sahaflardan kitap toplar oradan öğrendiklerimle oyun yazmaya çalışırdım. O zamanlar makine dilinden anladığım Basic programlarının sonundaki data satırlarına dizilen karmaşık sayılarla belleğe yazılan bir şeyler idi. Hal böyle olunca fazla bir ilerleme kaydedememişim. Sektörün içindeki girişimcilerin halini gördükçe iyi ki becerememişim diyorum. Zira işin ortaya bir ürün çıkartabilir duruma geldikten sonraki aşamaları çok daha çetin imiş.

Gelelim işin off topic kısmına. RRJ'nin benim algımdaki imajı sebebiyle alınganlık ta yapmış ta olabilirim. Yine de ufak sitemime böyle paragraf paragraf cevap geleceğini ummuyordum. Cevap hakkı doğurmayayım diye düşünmüşsün ama bunu yaparken benim de mesajın altına gelip bahsedilen ben değilmişim gibi yazacağımı mı düşündün anlayamadım. Neyse uzun uzun açıklama yapmak zorunda bıraktığım için kusuruma bakma.
Gosub ile gidilen yerden goto ile dönen adam

Çevrimdışı Shax

  • Yönetici
  • Normalleşmiş Retroman
  • *
  • İleti: 1076
Ynt: “Türkler yaptıysa bi cacık olmaz…” ve monochroma
« Yanıtla #7 : 26 Haziran 2014, 18:38:49 »
 Besmelesiz radyo insanlari, ben de sizdenim. Sacma gibi gozukuyor ama bu fikre bir sekilde karsi koyamiyordum.
Sahip oldukların zamanla sana sahip olur.

Çevrimdışı Alcofribas

  • Yönetici
  • Özgür Retrocu
  • *
  • İleti: 1655
  • "Kahraman olmak, dürüst olmaktan kolaydır" Luigi P
    • Sizin Amstrad
Ynt: “Türkler yaptıysa bi cacık olmaz…” ve monochroma
« Yanıtla #8 : 26 Haziran 2014, 20:55:23 »
Zira işin ortaya bir ürün çıkartabilir duruma geldikten sonraki aşamaları çok daha çetin imiş.
Aslında ürünü ürün yapan bu değil mi zaten: Cila-Ambalaj! Bu noktada insanın Steve Balmer'ın Developers'ı misali "Cila-Ambalaj Cila-Ambalaj Cila-Ambalaj" diye haykırası geliyor. Ama ne kadar haykırsan da boş. Herşey dönüp dolaşıp hamur ve eğitim meselesine bağlanıyor. Zaten bu ikisi de yumurta-tavuk hesabı iki konu.

 Steve Ballmer - Developers

Alıntı
Gelelim işin off topic kısmına. RRJ'nin benim algımdaki imajı sebebiyle alınganlık ta yapmış ta olabilirim. Yine de ufak sitemime böyle paragraf paragraf cevap geleceğini ummuyordum. Cevap hakkı doğurmayayım diye düşünmüşsün ama bunu yaparken benim de mesajın altına gelip bahsedilen ben değilmişim gibi yazacağımı mı düşündün anlayamadım. Neyse uzun uzun açıklama yapmak zorunda bıraktığım için kusuruma bakma.
Algı-imaj meselesine ufak bir anekdot ve bunu tamamlayan bir ünlünün sözü ile yanıt vereyim. Yıllar önce, ki sanırım bundan 34-35 sene mukaddim oluyor, bizim peder bey gül yetiştirme işine merak sarmıştı ve fidanlıkta mekanın sahibi adama "yahu ne yapacağız bu güllere dadanan böcek işini" demişti. Adamın yanıtı şöyle idi: "abüü, böcüğe alman çare bulamadu, ben mi bulacağum be!". Zaten Einstein da ne demiş: "İnsanların ön yargılarını parçalamak, bir atomu parçalamaktan daha zordur". Eh, önyargıyı da algı-imaj bağlamı kapsamında değerlendirebiliriz diye düşünüyorum.

Paragraf paragraf cevap söylemini sitem mi yoksa hoşnutluk modunda mı söyledin tam anlayamadım. Baltayı taşa vurmak istemiyorum. Yanlış anladıysam kusura bakma, ama kısaca şöyle diyeyim: Önce sana sonra katkılarına değer verdiğim için sitemini görmezden gelmem ve "yok öyle demedim bro" şeklinde kestirip atmam mümkün değil. Benim nazarımda böyle bir yanıt vermem çok ayıp olurdu.

Cevap hakkı hususunda ise; dediğim gibi, herhangi bir cevap hakkı doğuracak gerek şart bir durum oluşmasın istedim. Orada önemli olan olayın içeriği yani "bodoslama ve abartılı destek". Seçimlerdeki slogan misali: Bas Geç! Yani isme takılma :) Fakat bunu derken; böyle bir olay RRJ'de olmaz veya ben yapmam gibi çok baskın bir iddiam da yok. Bu bizim toplumumuzla alakalı bir olay. Az veya çok hepimizin genlerinde var. Senin de söylediğin "komşu teyzenin tatsız" keki hesabı yani ;)

Bu sıcaklarda uzun yazmak çekilmiyor ama sana feda olsun, muhabbet ediyoruz be! Koyver gitsin!

Not: Şimdi biraz dizi seyredip, sonra uykum gelmezse memrah'a cevap hakkı doğuracak birşeyler hazırlamam lazım. Kaç gündür haşat etti adam bizi :)


Çevrimdışı gibraltar

  • Retroman
  • ***
  • İleti: 97
Ynt: “Türkler yaptıysa bi cacık olmaz…” ve monochroma
« Yanıtla #9 : 05 Temmuz 2014, 03:55:22 »
Alıntı
kabilecilik, hemşericilik kafasının ve bazı durumlarda tam tersi davranışların eleştirisini başka bir başlıkta uzunca yapmalıyız, yapmak lazım :)
Bu bağlamda ben de birşeyler yazmayı düşünmüştüm. Lakin hem konu başlığı hem de RRJ bu işe çok uygun olmaz diye kendime hakim oldum. Aslında dediğin gibi başka bir başlıkta olabilir mi konusunda hala kararsızım. En iyisi sen aç da böyle bir konu, beni bu ikilemden kurtar. Gerçi RRJ'de benzer anlayışta adamlar olduğu için nereye varırız kestiremiyorum. Sonuçta bu tür sorunlardan hepimiz benzer şekilde rahatsızlıklar duyuyoruz. Top sende artık :)

Oh be! Kurtuldum ikilemden :)

Konuyu açmak bir şey değil de konuya isim bulmak sorun. Üstelik itekleme usülü konu açınca pek randıman alınmıyor, onun yerine doğal sürecin bizi benzeri bir konuya sevketmesini bekleyelim. :)
Bilgehan Korkmaz